20/04/2026
KARANLIĞI BİR KADIN AYDINLATTI
5 Ocak 2020’de genç bir kız hayattan koparıldı.
O gün devletin en yetkili koltuklarında oturanların hepsi erkekti: vali, emniyet müdürü, savcı, hâkim…
Ama bu cinayet aydınlatılamadı. Dosya karanlığa gömüldü.
Yıllar geçti.
Bir kadın Cumhuriyet Başsavcısı göreve geldi.
Kapatılan dosyayı yeniden açtı.
Silinen kamera kayıtlarını, karartılan delilleri tek tek ortaya çıkardı.
Zanlılara ulaştı.
Şimdi insan sormadan edemiyor:
O gün görevde olanların hiç mi kızları yoktu?
Hiç mi anneleri, eşleri yoktu?
Bir genç kızın hayatı bu kadar mı değersizdi?
Bu ülkede bazen suçluların arkasında güç olur, makam olur, koruma olur.
Ama gerçek şu ki; adaletin arkasında sadece vicdan olur.
Ve o vicdan, yıllar sonra bir kadının yüreğinde yeniden hayat buldu.
Hani derler ya, “erkek güçlüdür”…
Peki o güç neredeydi?
Neden bir dosya kapatıldı, neden gerçekler örtüldü?
Bir kadın geldi ve yapılması gerekeni yaptı.
Ne eksik ne fazla… Sadece adalet.
Bu bir övünç mü? Evet.
Ama aynı zamanda bir utanç da değil mi?
Çünkü mesele bir kadının başarması değil,
onca yetkili insanın başaramamış olmasıdır.
Bugün o dosya yeniden açıldıysa,
bugün karanlık biraz olsun dağıldıysa,
bu; görevini bilen bir hukuk insanı sayesinde oldu.
Tıpkı bu topraklarda Kurtuluş Savaşı’nda omuz omuza mücadele eden kadınlar gibi…
Tıpkı Çanakkale’de, cephe gerisinde destan yazan kadınlar gibi…
Bu ülkenin kadınları gerektiğinde sadece hayatı değil,
adaleti de sırtlar.
Ve geriye tek bir soru kalır:
Gerçekten utanması gereken kim?
Duran Duran Atak
Çorum Yaşam ve Sektörel Haber Yayın Yönetmeni