28/08/2026
“Herkes Ali Cabbar’ı gerçek sandı… Oysa hiç yaşamamıştı.”
Şarkısı çıktığında birçok kişi onun gerçekten yaşamış biri olduğunu, bu acı hikâyenin de yıllardır anlatılan eski bir Anadolu hikâyesinden geldiğini düşündü.
Ama aslında Ali Cabbar, Emir Can İğrek’in kendi zihninde yarattığı bir karakterdi.
Ve ona öyle bir hayat yazdı ki…
Hikâyesi gerçekmiş gibi dilden dile yayıldı.
Hikâyeye göre Ali Cabbar,
Tekirdağ’ın küçük bir köyünde yaşayan, beş çocuklu bir ailenin ortanca oğluydu.
Babasıyla birlikte köy düğünlerinde gırnata çalarak geçimini sağlıyordu.
Derken bir gün,
köyden bir kıza âşık oldu.
Ama kızın ailesi Ali Cabbar’ı istemedi.
Kızı başka biriyle evlendirmeye karar verdiler.
Bir gün babası yanına gelip,
akşam bir düğün olduğunu ve gırnatasını almasını söyledi.
Ali Cabbar gırnatasını aldı,
düğüne gitti
ve çalmaya başladı.
Fakat bir süre sonra karşısındaki gelinin,
sevdiği kız olduğunu fark etti.
Sevdiği kadın başkasıyla evlenirken,
Ali Cabbar o düğünde gırnatasını çalmaya devam etti.
İçinde kopanları kimse bilmiyordu.
Bu acının ardından köyüne küstü,
askere gitti.
Aradan aylar geçti.
Bu kez köye düğün haberi değil…
Ali Cabbar’ın ölüm haberi geldi.
Sesi sustu.
Gırnatası sustu.
Emir Can İğrek’in zihninde başlayan bu hüzünlü hikâye ise,
“Ali Cabbar” şarkısıyla hafızalara kazındı.