Berlin-Ses Türkisch-Deutsche Zeitschrift

Berlin-Ses Türkisch-Deutsche Zeitschrift Ahmet Tunga
Berlin SES
Türkisch Deutsches Stadtmagazin
Beckerstr.3
12157 Berlin

Tel 030 - 80106550

19/06/2026
Berlin’de Avrupa Rüzgarı: SESB Kız Futbol Şampiyonası’nda Başarı, Dayanışma ve Centilmenlik Öne ÇıktıBerlin Senatosu Eği...
19/06/2026

Berlin’de Avrupa Rüzgarı: SESB Kız Futbol Şampiyonası’nda Başarı, Dayanışma ve Centilmenlik Öne Çıktı
Berlin Senatosu Eğitim ve Spor Bölümü adına Kerstin Hylla’nın koordinatörlüğünde düzenlenen SESB Berlin Avrupa Kız Futbol Şampiyonası, bu yıl da uluslararası düzeyde büyük bir coşkuya sahne oldu. Turnuvanın gelişiminde ve gelenekselleşmesinde uzun yıllardır çok önemli bir pay sahibi olan Aziz Nesin İlkokulu, bu yıl da organizasyonun en aktif ve en güçlü paydaşlarından biri olarak turnuvaya damgasını vurdu. Türkiye’yi başarıyla temsil eden okul, sadece yeşil sahadaki mücadelesiyle değil, kız çocuklarının sporla buluşmasına yıllardır sunduğu kurumsal katkılarla da büyük takdir topladı.
Turnuvada ev sahibliğini üstlenen Aziz Nesin Kız Futbol Takımı, sahadaki mücadeleci kimliği, yüksek takım ruhu ve fair-play felsefesine uygun centilmence davranışlarıyla izleyenlerin büyük beğenisini kazandı. Turnuvayı yedinci sırada tamamlayan genç sporcuların ortaya koyduğu azim, disiplin ve dayanışma duygusu, skordan bağımsız olarak okulun köklü eğitim anlayışının sahaya bir yansıması olarak değerlendirildi.
Şampiyonanın Zirvesi ve Centilmenlik Ödülü Sahiplerini Buldu:
Avrupa’nın farklı ekollerini buluşturan turnuvanın sonunda dereceye giren okullar şu şekilde sıralandı:1. Athene İlkokulu (Yunanistan), 2. Judith Kerr İlkokulu (Fransa) ve 3. Galilei İlkokulu (İngiltere)
Turnuvanın en anlamlı ve prestijli ödüllerinden biri olan Centilmenlik Kupası ise sahadaki örnek davranışları, ödün vermedikleri fair-play anlayışı ve yüksek sportmenlikleriyle öne çıkan Hausburg İlkokulu’na verildi.
Galilei İlkokulu’nun Üçüncülük Başarısı ve Çil Ailesinin Gurur Tablosu
Bu yılın en dikkat çeken başarı hikâyelerinden biri de İngiltere temsilcisi Galilei İlkokulu’nun elde ettiği Avrupa üçüncülüğü oldu. Takımın başarılı antrenörü ve aynı zamanda bir pedagog olan Denizhan Çil, öğrencilerini yüksek bir motivasyonla turnuvaya hazırlayarak okulunun kürsüye çıkmasında başrolü oynadı. Denizhan Çil’in sergilediği bu antrenörlük başarısı, sadece takımını değil, ailesini ve eğitim çevresini de gururlandırdı.
Galilei İlkokulu’nun bu başarısı, eğitim ve spor alanında yıllardır büyük bir özveriyle çalışan Çil ailesi için de ayrı bir anlam taşıdı. Pedagojik uzman ve futbol antrenörü Hasan Çil’in çocukların gelişimine yönelik uzun yıllardır okul bünyesinde yürüttüğü çalışmaların meyvelerinden biri olarak görülen bu başarı, aile adına gurur verici bir tablo oluşturdu. Hasan Çil, yürüttüğü projelerle yüzlerce çocuğun sporla tanışmasını sağlarken, sporun eğitimin ayrılmaz bir parçası olduğu anlayışını da başarıyla hayata geçirdi.
Kusursuz Organizasyonun Arkasındaki Görünmez Kahramanlar
Şampiyonanın yüksek kalitede ve sorunsuz bir şekilde tamamlanmasının arkasında ise güçlü bir eğitimci ve organizatör kadrosunun imzası yer aldı. Genç pedagog ve futbol antrenörü Emirhan Çil, organizasyonun planlanması, koordinasyonu ve sahadaki yürütülmesinde üstlendiği kritik sorumluluklarla dikkat çekti. Profesyonel yaklaşımı, yüksek organizasyon becerisi ve çocuklarla kurduğu güçlü iletişim sayesinde turnuvanın hatasız tamamlanmasına büyük katkı sundu. Emirhan Çil, genç yaşına rağmen gösterdiği liderlik vasfıyla eğitimciler ve katılımcılar tarafından büyük takdir gördü.
Turnuvanın hazırlık ve uygulama sürecinde önemli sorumluluklar üstlenen bir diğer isim ise eğitimci Fatma Mildner-Spindler oldu. Eğitim ve spor alanındaki derin deneyimini organizasyona yansıtan Mildner-Spindler; farklı okullar, öğretmenler ve kurumlar arasında güçlü bir koordinasyon ağı kurarak etkinliğin yüksek standartlarda gerçekleşmesini sağladı. Emirhan Çil ve Fatma Mildner-Spindler’in turnuvanın planlanmasından saha organizasyonuna kadar her aşamada gösterdikleri bu profesyonel yaklaşım, katılımcılardan tam not aldı.
Hasan Çil, Emirhan Çil and Fatma Mildner-Spindler’in ortaya koyduğu bu örnek ekip çalışması, yalnızca başarılı bir spor organizasyonunun hayata geçirilmesini sağlamadı; aynı zamanda çocukların spor aracılığıyla farklı kültürlerle buluşmasına, özgüven kazanmalarına ve sınırlar ötesi kalıcı dostluklar kurmalarına da zemin hazırladı.
Berlin Senatosu’ndan Özverili Çalışmalara Resmi Takdir
Bir yanda sahada Avrupa üçüncülüğüne katkı sağlayan Denizhan Çil, diğer yanda organizasyonun mutfağında büyük emek veren pedagog Emirhan Çil ve yılların deneyimiyle gençlere rehberlik eden Hasan Çil; SESB Berlin Avrupa Kız Futbol Şampiyonası’nda Çil ailesinin eğitime, spora ve genç nesillerin gelişimine sunduğu katkıyı bir kez daha en somut şekilde ortaya koydu.
Berlin Senatosu Eğitim ve Spor Bölümü adına organizasyonda görev alan Kerstin Hylla, bu özverili çalışmaları yerinde takdir ederek Emirhan Çil ve Fatma Mildner-Spindler’i resmi olarak onurlandırdı. Bu anlamlı takdir, sadece başarılı bir turnuva organizasyonunun kutlanması değil, aynı zamanda çocukların geleceğine ve sporun birleştirici gücüne yapılan değerli yatırımın bir göstergesi olarak kayıtlara geçti.
Ev sahipliği yapan Aziz Nesin Kız Futbol Takımı ve Teknik Kadrosu
Oyuncular (Kale ve Saha): Eslem, Lara, Sarah, Lorin, Hira, Mira, Liva, Aysima, Elif, Rüya, Elina ve Sayra
Teknik Direktör: Hasan Çil
Antrenör: Fatma Mildner-Spindler
Organizatörler: Emirhan Çil, Kerstin Hylla

Berlin SES
Ahmet TUNGA

Berlin’de Tarihi Buluşma: “Türk STK’ları, Siyaset ve Diplomasi Dünyasını Aynı Çatı Altında Buluşturdu”Berlin’de faaliyet...
19/06/2026

Berlin’de Tarihi Buluşma: “Türk STK’ları, Siyaset ve Diplomasi Dünyasını Aynı Çatı Altında Buluşturdu”
Berlin’de faaliyet gösteren Türk sivil toplum kuruluşları, Kurban Bayramı vesilesiyle muazzam bir birlikteliğe imza attı. Köklü kuruluşun ortak iradesiyle düzenlenen “Bayramlaşma Programı”, siyaset, bürokrasi, diplomasi ve iş dünyasının üst düzey isimlerini bir araya getirerek tam bir dayanışma şölenine dönüştü.
13 Sivil Toplum Kuruluşundan Güç Birliği
Berlin Türk toplumunun en önemli temsilcileri; Berlin Alperen Ocakları, DİTİB, ERİAD, EUBA, Hayrat Berlin, IGMG Berlin, İslamische Föderation, Islamrat, MÜSİAD Berlin, Semerkand, TGB, UID Berlin ve VAHDET ortak bir komite çatısı altında buluşarak örnek bir organizasyona imza attılar.
Diplomasi ve Siyasetin Kalbi Bu Salonda Attı
Kurban Bayramı’nın birleştirici ruhunu yaşatmak amacıyla düzenlenen program, adeta diplomatik ve siyasi bir zirve niteliğindeydi. Geceye onur konuğu olarak katılan Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi Gökhan Turan, Berlin Başkonsolosu İlker Okan Şanlı ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Berlin Temsilcisi Emine Andız Ertürk, davetlilerle tek tek bayramlaşarak Türk toplumunun birlik ve beraberliğini pekiştiren mesajlar verdiler. Ayrıca Azerbaycan’ın Berlin Büyükelçiliği Müsteşarı Samir Rzayev ve Azerbaycan haber ajansı temsilcisi Elvin Movsum da bu anlamlı günde Türk toplumunu yalnız bırakmadı.
Alman siyasetinin ve kamu yönetiminin önemli isimleri de organizasyona yoğun ilgi gösterdi. SPD Berlin Meclis Grup Başkanı Raed Saleh, Berlin Emniyet Müdürü Dr. Barbara Slowik ve Berlin Polis Teşkilatı komuta kademesinden Oberst Monika Leu programda hazır bulundu. Berlin Eyalet Parlamentosu üyeleri Derya Çağlar (SPD), Elif Eralp (Die Linke), Sevim Aydın (SPD), Tuba Bozkurt (Yeşiller) ve René Pérez Domínguez (Die Linke) gibi farklı siyasi görüşlerden temsilcilerin aynı salonda buluşması, etkinliğin en dikkat çekici yönlerinden biri oldu.
“Milli ve Manevi Değerlerimizi Geleceğe Taşımalıyız”
Programda konuşan Büyükelçi Gökhan Turan, yurt dışında yaşayan Türk toplumunun milli ve manevi değerlerini korumasının hayati bir önem taşıdığına dikkat çekti. Bayramların yalnızca dini bir vecibe olmadığını, toplumsal bağları kuvvetlendiren en önemli köprü olduğunu belirten Turan, bu tür ortak STK organizasyonlarının kültürel mirasın yeni nesillere aktarılmasında kilit rol oynadığını vurguladı.
Berlin Başkonsolosu İlker Okan Şanlı ise Berlin’deki Türk sivil toplum kuruluşlarının tek bir ses ve ortak bir iradeyle hareket etmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, organizasyonda emeği geçen tüm kuruluşları tebrik etti.
Geleceğe Dair İstişareler ve Hatıralar
Farklı fikirlerin, iş insanlarının, akademisyenlerin, gazetecilerin ve sivil toplum önderlerinin bir araya geldiği bu özel akşamda, sadece bayramlaşmakla kalınmadı; aynı zamanda Türk-Alman toplum ilişkileri, genç nesillerin geleceği ve sivil toplumun Berlin'deki gelecekteki projeleri de masaya yatırıldı.
Kurban Bayramı’nın getirdiği paylaşma, kardeşlik ve dayanışma ikliminin derinden hissedildiği bu görkemli buluşma, çekilen toplu hatıra fotoğrafları ve sıcak bayramlaşma sohbetleriyle son buldu. Berlinli Türkler, tek yürek olduklarında ne kadar güçlü bir sinerji yaratabileceklerini bu organizasyonla bir kez daha kanıtlamış oldu.

Haber: Hüseyin İŞLEK
Fotograf: Şükrü TOKAY

Berlin Başkonsolosluğu’nda Anlamlı Etkinlik: Türkolog Iraz Gülbay ile “Türkçenin Dünü Bugünü”T.C. Berlin Başkonsolosluğu...
19/06/2026

Berlin Başkonsolosluğu’nda Anlamlı Etkinlik: Türkolog Iraz Gülbay ile “Türkçenin Dünü Bugünü”
T.C. Berlin Başkonsolosluğu, Berlin’deki Türk toplumunu ve dil meraklılarını bir araya getiren son derece anlamlı bir kültürel etkinliğe ev sahipliği yaptı. Sosyal medyada Türk dili, kültürü ve mitolojisine yönelik ürettiği nitelikli içeriklerle tanınan popüler Türkolog Iraz Gülbay, “Türkçenin Dünü Bugünü” başlıklı etkileyici bir sunum gerçekleştirdi. Yoğun katılımla düzenlenen programda; Türk dilinin tarihsel derinliği, gurbette ana dilini korumanın önemi ve küreselleşen dünyada Türkçenin geleceği çok boyutlu olarak ele alındı.
Başkonsolos Şanlı: “Bu zenginliği Berlin’e taşımaktan mutluyuz”
Etkinliğin açılış konuşmasını yapan T.C. Berlin Başkonsolosu İlker Okan Şanlı, Iraz Gülbay’ın dijital mecralardaki çalışmalarını uzun süredir büyük bir ilgiyle takip ettiğini belirtti. Gülbay’ın içeriklerinin son derece yalın, sade fakat bir o kadar da zengin bir donanıma sahip olduğunu vurgulayan Başkonsolos Şanlı, “Kendisinden çok şey öğrendiğimi itiraf etmeliyim. Türkiye’deki bu kültürel zenginliği Berlin’e taşımak istedik. Sağ olsun kendisi de davetimizi kırmayarak yollara düştü ve bugün bizlerle oldu” diyerek memnuniyetini dile getirdi.
Iraz Gülbay: “Dil Varlığın Evidir; Biz Sırtımızda Yegane Evimiz Olan Dilimizi Taşıdık”
Açılış konuşmasının ardından kürsüye gelen Türkolog Iraz Gülbay, konuşmasına ünlü bir düşünürün “Dil varlığın evidir” sözüyle başladı. Bu kavramın göçler ve coğrafi değişimlerle şekillenen Türk tarihi için çok daha derin bir anlam taşıdığını belirten Gülbay, “Biz yüzyıllar boyunca farklı coğrafyalara yayıldık, farklı kıtaları aştık. Sırtımızda taşıdığımız yegane evimiz dilimiz oldu. Dilimizi koruyabildiğimiz sürece var olabildik” dedi. Özellikle gurbette, farklı bir kültürün çatısı altındayken ana dilin sadece bir iletişim aracı değil, aynı zamanda milli bir kimlik ve hafıza koruyucusu olduğunun altını çizdi.
Sunumunun ilk bölümünde Türkçenin tarihi serüvenine değinen Türkolog Iraz Gülbay, katılımcıları Orta Asya bozkırlarına, 8. yüzyıl Göktürk (Orhun) Yazıtları’na götürdü. Bilge Kağan’ın yazıtlardaki edebi ve soyutlama gücü yüksek sözlerinden örnekler vererek, Türkçenin sanıldığından çok daha köklü ve işlenmiş bir dil olduğunu belirtti. Tarihin ilk Türkoloğu kabul edilen Kaşgarlı Mahmut ve eseri Dîvânu Lugâti’t-Türk’ün, önemine değinen Gülbay; Hoca Ahmet Yesevi’nin Türkçe söyleyiş ekolünden Anadolu’daki Yunus Emre’ye, Karamanoğlu Mehmet Bey’in ünlü dil fermanından Osmanlı saray edebiyatına ve Cumhuriyet dönemi Atatürk vizyonuna kadar geniş bir tarihsel kronolojiyi katılımcılarla paylaştı.
Almanya’da Türkçeyi Yaşatmak ve Geleceğe Aktarmak
Sunumun ikinci bölümünde ise günümüz Türkçesine ve özellikle Almanya’daki dil durumuna odaklanıldı. Almanya’da yaşayan Türklerin Almanca ve diğer dilleri fonetik olarak çok iyi ve sade konuşabildiklerini belirten Gülbay, bunu Türkçenin ses yapısına borçlu olduğumuzu ifade etti. Katılımcılardan gelen “Almanya’da yetişen yeni nesillerin Türkçeyi Almanca ile karıştırması ve internet dilinin etkisi” üzerine gelen bir soruya yanıt veren Gülbay, çözümün her şeyden önce ana dilini sevmekle başladığını vurguladı. Ev içinde mutlaka ana dilin konuşulması gerektiğini belirten Türkolog; çocukların Türkçe kitaplar okumaya, film, dizi ve tiyatro gibi kültürel üretimlerle bağ kurmaya teşvik edilmesinin hayati önem taşıdığını söyledi. Etkinliğin soru-cevap bölümünde, konuklar arasında bulunan Kerkük Türkmenlerinden Ganim Autman dahil çok sayıda katılımcı söz aldı. Berlin'deki göç tarihinden ağız özelliklerinin korunmasına ve diller arası kelime alışverişine kadar pek çok farklı konuda merak edilenleri yanıtlayan Gülbay, dil meraklılarıyla dinamik bir fikir alışverişi gerçekleştirdi.
Başkonsolos Şanlı’dan Final Vurgusu: “Türkçede Israr Etmeliyiz”
Programın kapanış bölümünde yeniden söz alan Başkonsolos İlker Okan Şanlı, konuşulan Türkçenin nerede olursa olsun büyük bir zenginlik olduğunu ifade etti. Anadolu’nun farklı ağızlarından Balkanlar’a, Irak ve Suriye’den Avrupa’ya kadar her rengin dile ayrı bir değer kattığını belirten Şanlı, yurt dışındaki Türk varlığında dil bilincinin önemini vurguladı. Konuşurken bazen kelimelerin akla gelmemesiyle araya yabancı sözcüklerin karışmasının doğal ve insani bir süreç olduğunu ancak genel çerçeveyi kaçırmamak gerektiğini söyleyen Şanlı, “Eğer Türkçede ısrar etmekten vazgeçersek, tehlike gerçekten o zaman başlar. Bu yüzden dilimize sahip çıkmalı ve Türkçe konuşmakta kararlı olmalıyız” diyerek konuşmasını sonlandırdı. Büyük bir ilgi ve beğeniyle takip edilen etkinliğe katılanlar arasında, T.C. Berlin Büyükelçiliği Turizm ve Kültür Ataşesi Dr. Samet Kapısız, T.C. Berlin Başkonsolosluğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Ataşesi Mustafa Sürücü ve Berlin Başkonsolosluğu’nda görevli Ebru Çölgeçen de vardı. Başkonsolos Şanlı’nın konuk Türkolog Iraz Gülbay’a teşekkürlerini sunarak, günün anısına bir buket çiçek ve plaket takdim etmesiyle devam etti. Program, davetlilerle birlikte çektirilen toplu hatıra fotoğrafıyla sona erdi.

Haber ve Fotograf. Hüseyin İŞLEK

Berlin Gönülden Nağmeler Türk Müziği Korosu Yaz Sezonuna Coşkuyla “Merhaba” DediBerlin’de Türk sanat müziğinin güçlü ses...
17/06/2026

Berlin Gönülden Nağmeler Türk Müziği Korosu Yaz Sezonuna Coşkuyla “Merhaba” Dedi
Berlin’de Türk sanat müziğinin güçlü sesi olan “Gönülden Nağmeler Türk Müziği Korosu”, düzenlediği özel bir etkinlikle yaz sezonuna muhteşem bir merhaba dedi. Berlin’in Wiener Straße 56 adresinde gerçekleşen etkinliğe koro üyeleri, solistler ve çok sayıda müziksever katıldı. Müzik, eğlence ve lezzetin bir arada olduğu bu özel gecede misafirler unutulmaz anlar yaşadı.
Kısa Sürede Devasa Bir Aile Oldular
Değerli hoca Hüdai Erdem’in yönetiminde 2025 yılında kurulan koro, başkan ve başkan yardımcısı Yıldız Sığınç’ın özverili çalışmalarıyla kısa sürede büyüyerek büyük bir aileye dönüştü. Gecede, dostların elleriyle hazırladığı birbirinden lezzetli ikramlar da etkinliğe ayrı bir renk ve sıcaklık kattı.
Hicaz Makamının Seçkin Eserleri Mest Etti
Türk sanat müziğinin en seçkin eserlerinden oluşan zengin bir repertuarla sahne alan koro, özellikle Hicaz makamındaki şarkılarıyla kulakların pasını sildi. Koronun hep birlikte seslendirdiği; “Şimdi Uzaklardasın Gönül Hicranla Doldu”, “Nasıl Geçti Habersiz O Güzelim Yıllarım”, “Yalan Gözlerin”, “Gözlerin Bir İçim Su”, “Yâr Saçların Lüle Lüle” ve “Muhabbet Bağına Girdim Bu Gece” gibi ölümsüz eserler dinleyicilerden büyük beğeni topladı.
Solistlerden Güçlü Yorumlar
Gecede sahne alan solistler de başarılı performansları ve güçlü yorumlarıyla müzikseverleri büyüledi. Programda; Yıldız Sığınç: “Kayboldum Kaybolan Yıllar İçinde”, Naşide Karadiş: “Bir İlkbahar Sabahı”, Gülten Abacı: “Sen Bensiz Ben Sensiz” ve “Aşkın İçinde Rüya” ve Vedat Özgenç: “Doğan Bir Pişman”, “Severek Ayrılalım” ve “Kaderimin Oyunu” adlı eserleri başarıyla seslendirerek salondan yoğun alkış aldı.
“Yeni Etkinliklerde Buluşmayı Sabırsızlıkla Bekliyoruz”
Dostlukların pekiştiği, müziğin birleştirici gücünün en derinden hissedildiği bu anlamlı akşamın ardından koro yönetimi bir teşekkür mesajı yayınladı. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Koromuzun kuruluşundan bugüne kadar emeği geçen, destek veren ve bu güzel birlikteliğin oluşmasına katkı sunan tüm üyelerimize, dostlarımıza ve sanatseverlere gönülden teşekkür ediyoruz. Sanatın, dostluğun ve Türk müziğine duyduğumuz sevginin bizleri daha nice güzel etkinliklerde bir araya getirmesi dileğiyle, yeni konserlerimizde ve etkinliklerimizde yeniden buluşmayı sabırsızlıkla bekliyoruz.”

Hüseyin İŞLEK

Gönülleri Birleştiren Sanat Şöleni: Berlin’de Muhteşem Bir “Aşk-ı Sefa” GecesiSanatın iyileştirici, bütünleştirici ve in...
17/06/2026

Gönülleri Birleştiren Sanat Şöleni: Berlin’de Muhteşem Bir “Aşk-ı Sefa” Gecesi
Sanatın iyileştirici, bütünleştirici ve insan ruhunu dönüştürücü gücü, Berlin’de hafızalardan silinmeyecek muhteşem bir organizasyonla sahneye taşındı. Kültür ve sanatın kalbi niteliğindeki bu özel gecede, sahneden yükselen melodiler ve duygu yüklü sözler izleyicileri adeta büyüledi.
“Bir Sevtap Aydın Organizasyonu” olarak titizlikle hayata geçirilen ve sanatı kelimenin tam anlamıyla kalpten hissettiren “Aşk-ı Sefa” projesi, Berlinli sanatseverlere hem müzikal hem de duygusal açıdan zengin bir farkındalık sahnesi sundu. Baptistenkirche Schöneberg’in tarihi, mistik ve büyüleyici atmosferinde gerçekleşen bu benzersiz etkinlik, adeta sahneden kalplere uzanan ilham dolu bir sanat yolculuğuna dönüştü.

Sahne Performansları, Şiirler ve Muhteşem Müzikal Uyum
Moderatörlüğünü, Koçluk ve Kişisel Gelişim alanındaki başarılı çalışmalarıyla tanınan üretken isim Sevtap Aydın’ın üstlendiği program, “Değişimi Başlatan Hikayeler” felsefesiyle şekillendi. Aydın, sahnedeki güçlü duruşu ve hitabetiyle izleyicilere yüksek bir motivasyon, umut ve güçlü bir birlik beraberlik duygusu aşılamayı başardı.
Gecenin müzikal omurgasını ve sanatsal altyapısını ise, çocukluk yıllarından beri tüm hayatını sanata adamış, adını başarıyla duyurmuş usta virtüöz Fahri Karaduman ve onun seçkin orkestrası oluşturdu. Sahne üstünde adeta bir dostluk ve ortak üretim dersi veren bu elit orkestrada; piyanoda Bekir Karaoğlan’ın tuşlara dokunuşu, gitarda Emrah Karataş’ın eşsiz tınıları ve ritimde Hogir Göregen’in büyüleyici performansı kulakların pasını sildi, salondaki coşkuyu doruk noktasına çıkardı.
Gecede duygusal yoğunluğu zirveye taşıyan bir diğer büyüleyici unsur ise, şair yönüyle sahne alan Nazan Cevher’in seslendirdiği derinlikli ve dokunaklı şiirler oldu. Şiirlerin canlı melodilerle adeta harmanlandığı, izleyenlere adeta bir televizyon programı tadında sunulan bu akıcı söyleşi zincirinde, konuk sanatçı Taies Farzan ile özel davetliler Uğur Görgülü ve Uğur Çit de sahnedeki yerlerini alarak geceye ayrı bir entelektüel derinlik, renk ve zenginlik kattı.
İçteki Potansiyeli Keşfeden Dayanışma Tablosu
Aşk-ı Sefa, yalnızca profesyonel sanatçıları profesyonel bir sahnede ağırlayan klasik bir etkinlik olmanın çok ötesine geçti. Proje, bireylerin içindeki gizli potansiyeli, sanatsal yetenekleri açığa çıkaran ve onlara hayat yolculuklarında rehberlik eden köklü bir sosyal platform olma misyonunu da başarıyla üstlendi.
Proje koordinatörlüğünü Yaprak Demir ve Fatih Demir’in kusursuz bir organizasyon disipliniyle yürüttüğü bu büyük dayanışma gecesinde; Serpil Durak, Burcu Çetinkaya, Melek Güler Bozkurt, Mustafa Ertin, Nikolaos A. Sirigos ve Özgü Aktürk ile Duygu Selin Bölükbaşı gibi topluluğun değerli ve yetenekli isimleri tek tek sahne aldı. Her bir katılımcı, sergiledikleri performanslarla bu devasa sevgi ve sanat tablosunun vazgeçilmez, parıldayan birer parçası olduklarını kanıtladı.
Sahneden Dijital Dünyanın Geleceğine Uzanan Bir Dönüşüm
Çok geniş bir sponsor kitlesinin ve sanata gönül veren destekçilerin katkılarıyla hayata geçirilen “Aşk-ı Sefa”, sadece o gece salonda bulunan şanslı izleyicilerle sınırlı kalmadı. Bu eşsiz performans, sahneden dijital ortama aktarılan modern yapısıyla da geleceğe kalıcı bir iz bıraktı.
Projeyi daha yakından takip etmek, bu ilham verici sanatsal dönüşüme ortak olmak isteyenler için Sevtap Aydın, tüm dijital kapıları sonuna kadar açıyor. Etkinliğin perde arkası, özel anları ve gelecek projeleri, YouTube kanalı olan “SevtapAydınTV” ile resmi Instagram hesabı “” üzerinden sanatseverlerle buluşmaya devam ediyor. Berlin’de gerçekleşen bu tarihi buluşma, sanatın birleştirici, sınırları aşan muazzam gücüyle yüreklere dokunmaya, yeni hayatlara rehberlik etmeye ve yarınlara güçlü ışıklar tutmaya devam edecek gibi görünüyor.

Sevtap Aydın Kimdir?
1982 yılında Almanya’nın Hildesheim şehrinde dünyaya geldi. Henüz 1 yaşındayken ailesiyle birlikte önce İstanbul’a, 5 yaşındayken ise Antalya’ya göç etti. İlk, orta ve lise eğitimini Antalya'da tamamladıktan sonra, Kemer Yat Limanı’nda ön büro personeli olarak 4 yıl boyunca görev yaptı.
23 yaşına geldiğinde radikal bir kararla Almanya’nın Berlin şehrine yerleşerek yaşamında yeni bir sayfa açtı. Berlin'deki yaşamı boyunca eğitimine kesintisiz devam eden Aydın; Halkla İlişkiler ön lisans programını, ardından Berlin’de 2 yıllık Büro Hizmetleri Eğitimini ve 1 yıllık Sosyal Hizmetler Eğitimini başarıyla tamamladı.
2015 yılında babasının vefatı, hayatında derin bir dönüm noktası oldu. Bu süreçte kendi iç dünyasını sorgulamaya, içindeki gerçek potansiyeli hayatına nasıl doğru bir şekilde aktarabileceğini keşfetmeye odaklandı. Kendini derinden dinlediği bu içsel yolculuğun sonunda, potansiyelini keşfetmiş güçlü bir kadın olarak “kendi olarak” yola devam etme kararı aldı.
Aldığı profesyonel Koçluk Eğitimlerine; sanatsal eğitimleri ve kişisel gelişim eğitimlerini de ekleyerek bugünkü birikimine ulaştı. Sevtap Aydın, kendi hayatında başarıyla gerçekleştirdiği bu kişisel gelişim ve akademik çalışmaları, bugün danışanları ve dostlarıyla paylaşarak insanların hayatlarına ışık tutmaya ve yol göstermeye kararlılıkla devam etmektedir.

Haber: Hüseyin İŞLEK
Fotograf: Şükrü TOKAY

AOK Nordost’tan Hizmette Yeni Dönem: “Çok Kanallı Dönüşüm”Başarı, zamana ayak uydurmak ve müşteri beklentilerini doğru k...
17/06/2026

AOK Nordost’tan Hizmette Yeni Dönem: “Çok Kanallı Dönüşüm”
Başarı, zamana ayak uydurmak ve müşteri beklentilerini doğru kanallarla yönetmekten geçer. Geleneksel şube modelimizi, teknolojinin gücüyle çok kanallı bir yapıya dönüştürüyoruz.
Remzi Kaplan: “AOK Nordost’un bu girişimi çok kıymetli bir adım”
Merhaba, benim adım Gül Altınok. AOK Nordost bünyesindeki çok dilli uzman kadrosuyla öne çıkan AOK International ekibinde Sosyal Sigorta Uzmanı olarak görev yapıyorum. Sizleri Ses Dergisi’nde düzenli olarak sağlık sektöründeki gelişmeler, güncel hukuki değişiklikler ve sunduğumuz ayrıcalıklı imkânlar üzerine bilgilendirmekten mutluluk duyuyorum.
Berlin ve çevresinde binlerce Türk kökenli işvereni ve yüz binlerce sigortalıyı temsil eden Berlin-Brandenburg Türk-Alman İşverenler Birliği (TDU) Başkanı Remzi Kaplan, sağlık sigortası devi AOK Nordost’un son dönemde attığı stratejik adımları çok yönlü bir bakış açısıyla masaya yatırdı. AOK Nordost’un merkezinde gerçekleşen ve AOK Nordost Çok Dilli Enternasyonal Uzman Ekibi Şefi Patrick Weidt’ın da hazır bulunduğu söyleşiyi bizzat Sosyal Sigorta Uzmanı Gül Altınok olarak ben gerçekleştirdim. TDU Başkanı Sayın Remzi Kaplan’ın, Türk iş dünyası, esnaf ve sigortalılar adına yaptığı çok önemli değerlendirmeleri ve kuruma yönelik yapıcı ortak yol önerileri aşağıda.
Remzi Kaplan: “AOK Nordost’un bu girişimi çok kıymetli bir adım.”
AOK Nordost’un Türkçe hizmet kalitesini artırmak adına başlattığı yeni anket çalışmasını takdirle karşılayan Kaplan, bir işveren temsilcisi olarak bu adımı şu sözlerle değerlendirdi: “AOK Nordost’un bu girişimi çok kıymetli bir adım. Berlin ve çevresinde binlerce Türk kökenli işveren ve yüz binlerce sigortalı var. Sağlık gibi hayati bir konuda insanların kendi dillerinde, tam ve doğru bilgiye ulaşabilmesi insana güven veriyor. AOK’nın bu işi doğrudan halka ve esnafa sorarak, yani bir anketle şekillendirmek istemesi, topluma kulak verdiklerini gösteriyor. TDU olarak bu çalışmayı gönülden destekliyoruz. Bugün burada bizimle olan AOK Çok Dilli Enternasyonal Ekibi Şefi Patrick Weidt ve ekibine bu hassasiyetleri için teşekkür ediyoruz.”
Kuşaklar Arası Dijital Farklılıklar, Dil Bariyeri ve Değişen İhtiyaçlar
Kaplan Döner bünyesinde yüzlerce çalışanı bulunan ve iş dünyasındaki dijital dönüşümü yakından takip eden Remzi Kaplan, esnaf ve işverenlerin üzerindeki idari yüklerin jenerasyonel farklardan etkilendiğini belirtti. Gastronomi, inşaat, temizlik ve lojistik gibi yoğun emek gerektiren sektörlerde çok farklı kuşakların bir arada çalıştığını ifade eden Kaplan, dil bariyerinin iş hayatındaki yansımalarını net bir ayrımla özetledi: “Üçüncü ve dördüncü kuşaktan oluşan genç jenerasyon Almancaya hâkim ve dijital dünyayı son derece aktif kullanıyor. Genç sigortalılar, şubelere gitmek yerine e-posta, telefon, mobil uygulamalar (AOK App) üzerinden ya da yazılı kanallarla sorunlarını hızla çözebiliyorlar. Hatta günümüzde iş göremezlik raporları (AU-Bescheinigung) ve diğer evraklar, doğrudan elektronik ortamda kasaya ulaştırılabiliyor veya uygulama üzerinden taranıp gönderilebiliyor. Bu durum hem süreçleri hızlandırıyor hem de kâğıt bürokrasisini azaltıyor.
Remzi Kaplan: “Türkçe Destek Çok Önemli”
Ancak, özellikle birinci ve ikinci kuşak büyüklerimiz ile Türkiye’den Almanya’ya yeni gelmiş kalifiye personeller bulunuyor. Bu kitle, bürokratik Almanca karşısında ciddi şekilde zorlanabiliyor ve dijital uygulamaları kullanırken adeta bir labirentin içinde kalmış gibi hissedebiliyor. Dolayısıyla iş göremezlik raporları, aile sigortası veya meslek hastalıkları gibi hayati konularda sunulacak Türkçe desteğin önemi burada devreye giriyor. Türkçe rehberlik yapılması, hem işçinin üzerindeki psikolojik ve bürokratik yükü alıyor hem de biz işverenlerin insan kaynakları süreçlerini büyük ölçüde hızlandırıp rahatlatıyor.”
“Yüz Yüze Güven” Unsuru Korunmalı: Dengeli Bir Gelecek Çağrısı
TDU Başkanı Remzi Kaplan, AOK Nordost yönetimine toplumsal ihtiyaçları gözeten son derece yapıcı bir ortak yol çağrısında bulundu. Göçmen kökenli sigortalıların aidatlarıyla büyüyen bir kurumun, yine o insanların en çok ihtiyaç duyduğu “yüz yüze güven” unsurunun ellerinden alınmaması gerektiğini savunan Kaplan, çözüm önerilerini şöyle sıraladı: “AOK, Berlin’de Türk nüfusunun en yoğun yaşadığı Kreuzberg, Wedding, Neukölln gibi bölgelerdeki varlığını zayıflatmamalı; aksine buralarda Türkçe bilen personel istihdamını artırmalıdır. Bu merkezlerde hem gençlerin hız beklentisini karşılayacak dijital destek masaları kurulmalı hem de büyüklerimizin ihtiyaç duyduğu ‘kısıtlı da olsa’ yüz yüze iletişim korunmalıdır.
Ayrıca özellikle 1. ve 2. Nesil Türkler için özel bir Türkçe danışma hattı kurulmasını öneriyoruz. Hazır bugün Patrick Weidt gibi değerli yöneticilerimiz de buradayken bu talebimizi doğrudan iletmiş olalım. Umuyoruz ki yaptıkları anketlerde bunları da dikkate alırlar.”
Haklarınıza Sahip Çıkın: Ankete Katılım Çağrısı
Son olarak tüm sigortalılara seslenen Kaplan, gelecekte “Bize sormuyorlar, kafalarına göre yapıyorlar” ya da “Bizim fikrimizi almadılar” dememek için bu anketin çok büyük bir fırsat olduğunu hatırlattı. Görüşlerin, şikayetlerin ve beklentilerin açıkça paylaşılması durumunda isteklerine uygun bir hizmet kalitesinin ortaya çıkacağını vurgulayan Kaplan: “Katılımın tamamen anonim (isim vermeden) olması da büyük bir avantaj. Herkesi bu ankete birkaç dakikasını ayırmaya, haklarına sahip çıkmaya, hem dijital kolaylıkları desteklemeye hem de yüz yüze hizmet beklentilerini bu anket aracılığıyla kuruma iletmeye davet ediyorum” diyerek sözlerini tamamladı.
Umarım bugünkü konu sizi ilgilendirdi, bir sonraki sayıda tekrar buluşuruz.
Selam ve Saygılarımla / Mit freundlichen Grüßen / Best wishes Gül Altınok
Gül Altinok AOK Nordost - Die Gesundheitskasse International Service Sales – Our services, your language Wilhelmstr. 1 – 10963 Berlin Telefon: 0800 265080 -27143 (Kostenfreie Rufnummer) Mobil: 0178 689 42 81 E-Mail: [email protected] Internet: www.aok.de/nordost

Berlin’de “Engelsiz Sürüş Deneyimi” etkinliğine Başkonsolos Şanlı’dan tam destekBerlin’de toplumsal kapsayıcılık, dayanı...
11/06/2026

Berlin’de “Engelsiz Sürüş Deneyimi” etkinliğine Başkonsolos Şanlı’dan tam destek
Berlin’de toplumsal kapsayıcılık, dayanışma ve birlikte yaşam kültürünü güçlendirmek amacıyla son derece anlamlı bir etkinlik gerçekleştirildi. MÜSİAD Berlin, Fahrschule AYYILDIZ (Ay Yıldız Sürücü Kursu) ve Besondere Menschen e.V. (Özel İnsanlar Derneği) iş birliğiyle düzenlenen “Engelsiz Sürüş Deneyimi” etkinliği, özel gereksinimli bireyleri direksiyon başına geçirerek onlara unutulmaz bir gün yaşattı.
Rue Hyacinthe Vincent adresinde gerçekleştirilen ve gün boyu süren programda, engelli bireylere güvenli ve kontrollü bir ortamda araç kullanmanın heyecanını ve mutluluğunu tatma fırsatı sunuldu.
Başkonsolos Şanlı “Kendi Kendine Mutluluk Üreten Çok Kıymetli Bir Etkinlik”
Yoğun katılımın gerçekleştiği etkinliğe katılarak bir konuşma yapan T.C. Berlin Başkonsolosu İlker Okan Şanlı, alandaki yüksek enerjiden ve katılımcıların yüzündeki mutluluktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da özel bireyleri yalnız bırakmadığını belirten Başkonsolos Şanlı, projenin önemini şu sözlerle vurguladı: “Burada bugün yapılan bence gerçekten çok kıymetli. Kendi kendine mutluluk üreten, özel gereksinimli bireylerin kendilerine daha fazla güvenmelerini, toplum hayatına çok daha hızlı ve efektif bir şekilde adapte olmalarını sağlayan, bence çok önemli bir etkinlik. O yüzden gücüm yettiğince ve buradaki görev sürem müsaade ettiği müddetçe, inşallah yıllarca devam etmesini dilediğim bu etkinlikte her yıl sizlerle bir arada olmak istiyorum.”
Konuşmasında emeği geçen tüm kurumlara teşekkür eden Şanlı; Özel İnsanlar Derneği Başkanı’na, MÜSİAD Berlin’e ve bu yıl desteklerini esirgemeyen Ay Yıldız Sürücü Kursu’na şükranlarını sundu. Etkinlik sonunda Başkonsolos İlker Okan Şanlı'ya katkılarından dolayı bir katılım sertifikası takdim edildi.
Direksiyon Başında Eğlenceli Anlar ve “Nasreddin Hoca” Sürprizi
Özel gereksinimli bireylerin güvenli şeritlerde sürücü koltuğuna oturarak araç sürme deneyimi yaşadığı etkinlik, renkli ve neşeli görüntülere sahne oldu. Günün en büyük sürprizlerinden biri ise alana gelen Nasreddin Hoca figürü oldu.
Herkesin arabaların içine bindiği etkinlikte, sürücü kursu aracının üstüne oturarak mizahi bir duruş sergileyen Nasreddin Hoca, muhabirin Berlin SES Dergisi’nin “Hayırdır hocam, niye üstüne bindin arabanın?” sorusuna tarihe geçen şu nüktedan yanıtı verdi: “Vallahi ben hep eşeğe ters binerim. Burada eşek bulamadım, arabaya bindim. Eşeğe ters binmemin sebebi de; yahu önü eşek de görür, önemli olan arkayı görmek dedim! İnsanlara bunu bu şekilde anlatmak istedim.”
Gitar eşliğinde canlı müziklerin yapıldığı, çocukların ve ailelerin doyasıya eğlendiği bu anlamlı proje; Berlin’deki Türk sivil toplum kuruluşlarının bir araya geldiğinde toplumsal kapsayıcılık adına ne kadar büyük ve başarılı işlere imza atabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Haber: Hüseyin İŞLEK
Fotograf: Suat BAKIR

Adresse

Beckerstr . 3
Berlin
12157

Benachrichtigungen

Lassen Sie sich von uns eine E-Mail senden und seien Sie der erste der Neuigkeiten und Aktionen von Berlin-Ses Türkisch-Deutsche Zeitschrift erfährt. Ihre E-Mail-Adresse wird nicht für andere Zwecke verwendet und Sie können sich jederzeit abmelden.

Service Kontaktieren

Nachricht an Berlin-Ses Türkisch-Deutsche Zeitschrift senden:

Teilen

Kategorie