Şemamok

Şemamok Sosyal Medya Ajansı

02/08/2025

Avrupa’da sürünüyoruz yaşadığımız bu Çile dolu hayata lanet olsun.
Kurulu düzenim olmasa 1 dakika kalmam..!

☺️👇
06/03/2025

☺️👇

Kendisini karşılayan sekretere;Nazif Beyle görüşmek istediğini söyledi.Bunun üzerine sekreter birden ciddileşti: 'Nazif ...
28/02/2025

Kendisini karşılayan sekretere;
Nazif Beyle görüşmek istediğini söyledi.
Bunun üzerine sekreter birden ciddileşti: 'Nazif Bey mi?'dedi.
'Evet, Nazif Bey!' diye cevap alınca,
hüzünlü bir ses tonuyla 'Nazif Bey sizlere ömür efendim, onu kaybedeli dört yıl oldu.' dedi.

Hiç beklemediği bu haberle bir acı saplandı yüreğine. 'Ya, öyle mi...?' diyebildi sadece.

Hicranlı bir suskunlukla bir müddet öylece kalakaldı. Gözlerine hücum eden yaşlar yanaklarından süzülüp göğsüne damladı. Kendisini toparlayıp 'Onun adına görüşebileceğim bir yakını var mı acaba?' diye sordu.

'Evet var, oğlu Selim Bey....'.
Titrek bir sesle 'Öyleyse Selim Beyle görüşebilir miyim?' dedi.
Görevli hanım, insanda saygı uyandıran bu kibar beyefendiye,

'Selim Bey oldukça meşgul bir insan, randevusuz görüşmek pek mümkün olmuyor; ama ben yine de kendisine bir haber vereyim”
' Dedi ve telefona yöneldi.. Sonra 'Kim diyelim efendim?' diye sordu.

'Kendimi ona ben tanıtmak istiyorum kızım.' cevabı üzerine sekreter dahili telefonu çevirdi.

Daha sonra, 'Selim Bey sizinle görüşmeyi kabul etti, lütfen beni takip edin.' dedi.

Beraber merdivenden çıktılar. İnce bir zevkle döşenmiş geniş bir salondan geçip büyük bir kapının önünde durdular, sekreter kapıyı açarak, 'Buyurun!' dedi.
O da içeri girdi. Kendisini ayakta bekleyen gence doğru hızlı adımlarla yürüdü, elini uzatarak,

'Merhaba, ben Prof. Dr. Mehmet Baydemir.' dedi.

'Bendeniz de Selim Cebeci... Lütfen buyurun, oturun.' dedi, genç iş adamı.

Mehmet Bey, kendisine gösterilen yere oturur oturmaz:
'Yirmi üç yıl, tam yirmi üç yıl... Vaktiyle bana burs verip okumama vesile olan insanın elini öpmek için bu ânı bekledim.' dedi ve dudakları titredi, gözleri doldu.

'Ama o büyük insanın elini öpmek nasip değilmiş, bunun için ne kadar üzgünüm anlatamam.'

Yaşarmış gözlerini kuruladıktan sonra Selim Beye döndü: 'Fakat en azından o büyük insanın oğlunun elini sıkmaktan da bahtiyarım.' Misafirin bu sözleri üzerine Selim Bey yerinden
fırladı, kulaklarına inanamıyordu. Kelimelerinin her biri birer hayret nidâsı gibi dizildi cümlelerine:

'Mehmet Baydemir demiştiniz değil mi, Tosyalı Mehmet Baydemir mi?' Profesör, delikanlının bu heyecanlı haline bir anlam veremeyerek başıyla 'Evet' dedi. Bunun üzerine Selim Beyin
gözleri sevinçle parladı.

'Babamla sizi uzun yıllar aradık; ama bulamadık.' dedi.

Profesörün yanına gelerek iki eliyle elini tuttu, candan bir dost gibi sıktı ve 'Sizi karşıma Allah çıkardı.' dedi.

Bu sözler profesörü çok şaşırtmıştı

'Uzun yıllar beni mi aradınız? Peki ama neden?' dedi.

Selim Bey gülen gözlerle profesöre bakarak

'Bizdeki emanetinizi vermek için...' deyince, profesörün şaşkınlığı iyiden iyiye arttı.

'Emanet mi?' dedi.

Selim Bey cevap vermeden yerine geçip telefonu çevirdi. Karşısındakine

'Gelebilir misiniz?' deyip telefonu kapattı.

Mehmet Bey, Şaşkın gözlerle Selim Beye bakarken kapı çalındı, odaya iyi giyimli bir bey girdi.

Selim Bey ona yanına gelmesini işaret etti, sonra kulağına bir şeyler fısıldadı. Gelen kişi bir şey söylemeden geldiği kapıya yöneldi. O çıkarken Selim Bey, misafiriyle tatlı bir sohbete başladı.
Sohbetleri koyulaştıkça, çehrelerindeki şaşkınlık, yerini birbirlerine Hasret kırk yıllık ahbapların yeniden buluşmalarındaki sevinç, samimiyet ve güvene bırakmıştı. Mehmet Bey yurt dışındaki tahsilinden, araştırmalarından ve yirmi üç yıl boyunca her yıl büyüyen memleket hasretinden bahsetti. Sonra Nazif Beyin duvardaki portresini göstererek,

'Bu günlerimi şu büyük insana borçluyum.' dedi. 'Bana yalnızca maddî destek vermedi, mânen de beni hiç yalnız bırakmadı. Yurt dışında tahsil görürken yanlışa her yeltendiğimde hayalen yanımda hazır oldu. 'Sana bunun için burs vermedim.'
Diyerek bana istikamet verdi. Ona her namazımda dua ediyorum.' dedi ve gözlerini Nazif Beyin duvardaki fotografına mıhladı. Sonra gözleri portrenin altındaki ilk anda mânâ veremediği diğer tabloya kaydı.
Son derece şık bir çerçevenin içinde, bazı yerleri yamalı ve tamir görmüş oldukça eski bir çift çorap duruyordu.
Biraz daha dikkatli baktığında çerçevede bazı cümlelerin de sıralandığını fark etti:

'Bir müddet zeytin yiyeceğiz, sonra...'
Selim Bey, kendisine bir soru sorduğu için başını ona çevirdi; fakat aklı tabloda kalmıştı.
Selim Beye cevap verirken tabloya bir daha baktı. İkinci cümle de birinci cümle gibi üç nokta ile bitiyordu:

'Bir müddet sabredeceğiz, sonra...'

İyice meraklanmıştı. Bu ilk görüşmeleri olmasaydı, yanına gidip Tabloyu iyice inceleyecekti; fakat

Dün seni sevdim, Bugün de seviyorum, Öbür gün borcum olsun. Yaşarsam söz, yine seni seveceğim.Nazım Hikmet
26/02/2025

Dün seni sevdim,
Bugün de seviyorum,
Öbür gün borcum olsun.
Yaşarsam söz,
yine seni seveceğim.

Nazım Hikmet

Erdal Beşikçioğlu’nun Kızı Derin Beşikçioğlu ❤️
26/02/2025

Erdal Beşikçioğlu’nun Kızı Derin Beşikçioğlu ❤️

👍👇
26/02/2025

👍👇

Kıvanç Tatlıtuğ eşi ve çocuğu 💕
26/02/2025

Kıvanç Tatlıtuğ eşi ve çocuğu 💕

Kenan İmirzalıoğlu ve Deniz Akkaya'nın 20 yıl önceki hali
26/02/2025

Kenan İmirzalıoğlu ve Deniz Akkaya'nın 20 yıl önceki hali

Şener Şen ve Lale Mansur'un başrollerde oynadığı 1993 yılı yapımı olan "Amerikalı" filmi. "Arabesk" filminden sonra 1 mi...
26/02/2025

Şener Şen ve Lale Mansur'un başrollerde oynadığı 1993 yılı yapımı olan "Amerikalı" filmi. "Arabesk" filminden sonra 1 milyon izleyici barajını aşan filmlerden birisi olmuştur.

GÖRSEL ZEKA..!!!20 saniye de kaç fark buldun
25/02/2025

GÖRSEL ZEKA..!!!
20 saniye de kaç fark buldun

Babası 3 yaşındayken terk etti, kızı 8 aylıkken öldü, eşi araba kazasında öldü, en yakın arkadaşı aşırı dozdan öldü. Ve ...
25/02/2025

Babası 3 yaşındayken terk etti, kızı 8 aylıkken öldü, eşi araba kazasında öldü, en yakın arkadaşı aşırı dozdan öldü. Ve tüm bunlara rağmen, parıltısını asla kaybetmedi, dünyası asla yıkılmadı. "The Lake House" filmini çekerken iki kostüm asistanı arasındaki konuşmayı duydu ve bir kadın 20.000$ ödemezse evini kaybedeceği için ağladı. Parayı onun hesabına aktardı. 2010 yılında doğum gününde tek başına bir fırına gitti ve kendine tek mumla kap kek aldı. Dışarıda yemek yerken tüm müşterilere bedava kahve ve ekmek ikram etti. Bu onun müsrif doğum günüydü. Matrix üçlemesinden elde ettikleriyle, filmlerin gerçek kahramanları olduklarına inandığı için özel efekt ekibine 50 milyon dolar dağıttı. Dublörleri neredeyse hiç kullanmadı, dublörler gibi çok özel şeyler hariç, ve bu yüzden dublörlerinin çalışmalarını her birine bir Harley-Davidson motosikleti hediye ederek fark etti. Bu güne kadar metro ve diğer toplu taşımayı gerektiğinde otobüs gibi düzenli kullanıyor çünkü en pratik olanı bu ve hiç utanmıyor. Çok sayıda hastane kendisinden on milyon dolar aldığını iddia ediyor. Maaşının %90'ını bazı filmlere bağışladı, böylece prodüksiyon başka yıldızları işe alabilecekti. 1997 yılında bir paparazziler onu sokakta evsiz bir adamın yanında otururken evsiz adamın hikayesini dinlerken ve onunla kahvaltı ederken buldu.

hakkında bildiğimiz tüm iyi şeyleri bize kendisi değil ondan faydalananlar söyledi. Bu konuda hiçbir şey söylemedi. Yaşadığı her şeye rağmen, hayata daha hüzünlü ve karamsar bir bakışa sahip olabilirdi, ama her şeye rağmen, tüm kötülerin arasından iyi olmayı seçti. Bir çok zengin insan için harika bir rol model🙏

Adresse

Cologne
50739

Webseite

Benachrichtigungen

Lassen Sie sich von uns eine E-Mail senden und seien Sie der erste der Neuigkeiten und Aktionen von Şemamok erfährt. Ihre E-Mail-Adresse wird nicht für andere Zwecke verwendet und Sie können sich jederzeit abmelden.

Teilen