12/08/2020
Su gibi aziz ol
İnsanlar suya bakarak çok şey öğrenmişlerdir.
Şöyle der Sufiler:
“Seninle uğraşan hiç kimseyle uğraşma, eğer uğraşırsan onunla aynı yerde kalırsın. Etrafından dolanıp git yoluna.”
Diyelim ki dağdan akan suyun önüne kaya çıktı.
O zaman su ne yapar?
Birikip, çoğalıp üstünden aşar.
Yok eğer bu olmuyorsa, sabırla kayayı damla damla delmeye çalışır. Kayayı delmeyi başaran suyun kuvveti değildir tabii ki, damlaların sürekliliğidir ki buna da “sabır” derler.
“Sabretmek” hiçbir şey yapmadan oturmak değildir.
“Sabır dikenin içinde gülü, gecenin içinde gündüzü hayal edebilmektir.” der Şems-i Tebrizi.
Suyun doğası imkansızın bile başarılabileceğini, bunun için sabırlı ve istikrarlı olmayı öğretir.
Kayayı delen su elbette yine yoluna devam eder.
Yolundan vazgeçmez.
Su hep akar ve çalışır.
Bilir ki aktıkça temizlenir.
Bazen dere kenarlarında su birikintileri oluşur, akmayan su bulanır, çamurlaşmaya başlar!
Üzerine pislik birikir ve Sufiler bu yüzden derler ki:
“Sen su gibi sürekli ak!
Her daim yenilen!
Her gün yenilen!
İki günün aynı olmasın hep ilerle!
Dünü dünde bırak yeni şeyler öğren!”
Mesela su değişimden hiç korkmaz.
Ama insanlar değişmek isteselerde çoğu değişimden korkar.
Su, “değişimi” ne de güzel anlatır.
Bazen yağmur olur, bazen kar olur, bazen buz olur, bazen buhar olur.
Buhar olduğunda çıkar gökyüzüne, yağmur olup, kar olup, yine iner yere.
Su uyumludur.
Çay bardağına koyduğunda çay bardağının şeklini alır, kovaya koyduğunda kovanın.
Sürekli bulunduğu yere uyumlanır ama doğası da hiç değişmez.
Her yere her şeye uyum sağlar.
Unutma ki dünyada her zaman doğaya uyum sağlayanlar hayatta kalır.
Uyum sağlayanlar esnektir çünkü.
Değişime direnenlerse katı.
Fırtına en sert en güçlü ağaçları devirir ama esnek fidanlara, otlara hiçbir şey yapamaz.
O yüzden esnek olanlar, uyum sağlayanlar hayatta kalır.
Aynı zamanda akışa, hayata teslim olur.
Teslimiyet içindedir.
Bu teslimiyet boyun eğmek değildir.
Çünkü bilir ki bütün dereler eninde sonunda büyük denizlere, okyanuslara akar.
Su berraktır, şeffaftır.
Olduğu gibidir yani.
Paylaşımcıdır.
Hep besleyicidir.
İnsanları, hayvanları, doğayı besler.
Hayatı başlatandır ve sürekli üretendir.
Su olan her yerde bitkiler vardır, hayvanlar vardır, insanlar vardır, hayat vardır.
İşte suyun bu yapısından dolayı Sufiler birbirlerine:
“SU GİBİ OL AZİZİM” derler...