07/08/2026
Bu akşam şahane bir akşam geçirdim. Fatoş’un Bermondsey’de yeni taşındığı evinin bahçesinde, onun ve erkek arkadaşının elleriyle hazırladığı güzel sofrada oturmak, sohbet etmek çok keyifliydi. Üstelik onların beslenme anlayışına uygun, sağlıklı yemeklerle beslendim; bir önceki gün yediğim fish & chips’ten sonra bünyeme fazlasıyla iyi geldi. :)
Dönüşte Fatoş’la London Bridge’e doğru yürürken sohbet Tower Bridge’e ve 2017’de küratörlüğünü yaptığı Art Night – Fusion of Horizons / Ufukların Kaynaşması projesine geldi.
Meğer Tower Bridge’in altında, köprünün dev açılma mekanizmasının çalıştığı Bascule Chambers diye olağanüstü bir “hidden space” varmış. Köprünün iki kanadının her biri yaklaşık 1.100 tonmuş ve köprü bugün hâlâ yılda yaklaşık 800 kez açılıp kapanıyormuş.
Fatoş, Art Night kapsamında normalde görünmeyen bu karanlık mekanik alanı bir sanat deneyimine dönüştürmüş. East End’in göç, farklı kültürler ve politik hareketlerle şekillenen tarihinden beslenen Fusion of Horizons’ın fikri de biraz buymuş aslında: sanatı galeriden çıkarıp şehrin içine, bazen insanın hiç beklemediği bir yere taşımak.
Fatoş’un neden farklı bir küratör olduğunu bir kez daha anladım. Hayata bakışındaki spiritüel tarafın, merakının ve görünmeyeni görme arzusunun yaptığı işlere de yansıdığını düşünüyorum.
Şimdi ben de o hidden space’i çok merak ediyorum. Eylül’de Bascule Chambers turlarının biletleri satışa çıkacakmış. Ben kesinlikle görmek istiyorum. Merak eden olursa buradan haber veririm; belki hep birlikte gideriz.
Güzel bir sofra, güzel bir sohbet, ardından Londra’da uzun bir yürüyüş… Akşamın sonunda eve bir de yeni bir merakla döndüm.Fatos Ustek