Öyle bir ders düşünün ki; zorunlu verilsin; eğlendirsin, bütün derslerden fazla kredisi olsun; eğlendirsin, sizi meşgul etsin; eğlendirsin, yer yer uykunuzu bölsün; eğlendirsin, mail trafiğine boğsun; eğlendirsin, nihayetinde bir aile oluştursun ve çok eğlendirsin…
İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler Programı son sınıf öğrencileri olarak bu yıl PUB 451 laboratuvar dersi
kapsamında kurulan öğrenci ajansını devraldık. 35 kişilik kadromuzla ajansa yepyeni bir soluk kattık. Dersin ruhunda yatan deneysellikten de güç alarak kendi sesimizi bulma arayışına düştük ve kurumsal kimliğimizden logomuza kadar bir değişikliğe giderek Publica v2.0’ı yarattık. 2012 yılına kadar Publica İletişim olarak hayatına devam eden ajansımızın ismi 2012’de BiPR olarak değişse de ne varsa eskilerde var dedik ve BİPR’ın bize kattıklarından da faydalanarak nostaljik bir dönüş yaptık. 2007 yılında ajansın ilk çalışanları tarafından konulan Publica İletişim ismine tekrar ruh verdik. Yani Publica’yı küllerinden doğurduk.
Öğrenciliğin son demlerinde ajans deneyimi kazanıp, mezun olunca sudan çıkmış balığa dönmemek için sektöre “Biz de varız!” demek için buradayız. Maddi kazanç peşinde olmadan hem sektörü tanımak hem de bomba gibi gelen genç kuşağın bakış açısını sektöre taşıyıp kendimizi tanıtmak için can atıyoruz. Üniversitemizin açtığı kapılar ve bize sunduklarıyla, mesleğimizin ustalarından öğrendiklerimizle, bizim yeni çağın gerekliliklerine dair hakimiyetimizi harmanladık ve iletişimi Publica’laştırmaya geldik.