İçinizi Isıtacak Satış Hikayeleri

İçinizi Isıtacak  Satış Hikayeleri Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from İçinizi Isıtacak Satış Hikayeleri, Advertising/Marketing, Gaziantep.

17/11/2022

KAYBETMEKTEN KORKTUĞUNUZ İÇİN BİR ŞEYLER SATIN ALDIĞINIZ OLDU MU?
Bir gün, bağlı olduğumuz sigorta şirketinin bölge müdürünün ofisimizi ziyaret edeceğini söylediler. İlk ve ortaokulda müfettişin gelip sınıfları teftiş ettiğini bazen, bir öğrenciyi kaldırıp bir iki soru sorduğunu biliyorum fakat bölge müdürünün ofis ziyareti nasıl bir şey olur, en ufak bir fikrim yoktu. Çalışan personele Ürünler hakkında sorular sorar mıydı acaba? O günlerin koşulları çerçevesinde yeni bir çalışan olarak, biraz da bu konulardaki cehaletimin ortaya çıkmaması için merak ettiğim soruları soramadım. Acente sahibinin telaşı yüzünden okunuyordu. Her ne kadar, şirket sağlık sigortasındaki yeni düzenlemeleri daha önceden acenteye tebliğ ettiyse de, bölge müdürü geldiği gün, bizlere kısa da olsa değişen ürün bilgisi üzerinden geçti. Artık, gelen bölge müdürünün sunumunu nasıl pür dikkat ve can kulağı ile dinlemişsem, bölge müdürü, sağlık ile ürünlerin benim ilgilenmemin güzel olabileceğini acente sahibine teklif etti. Acente sahibi de o branşta beni sorumlu tuttu. İşte o günden itibaren sağlık ürünü üzerime yapıştı, kaldı.

O zamanlar henüz saha satışlarına çıkmıyordum. Ofise gelen yeni ve mevcut müşterilerimize sağlık sigortasını anlatıp, satmak için uğraşmam gerekiyordu.
Bir sabah ofise gelmiş, mevcut işlerimle ilgilenirken, biraz da samimi olduğumuz bir müşterimiz geldi. Trafik sigortası bitmiş, yenilemek istiyordu. Poliçesi düzenlenirken çay ikram ettim. Samimiyetin verdiği rahatlıkla sağlık sigortasının olup olmadığını sordum. Olmadığını söyledi. Kendisi ve ailesi için sağlık sigortası üzerinde çalışmayı teklif ettim. Rakamı merak edip hesaplattırdı. Ürün teklifi üzerindeki çalışması bitince, müşterime uzattım. Teklifi aldı, teminatlara dahi bakmadan doğrudan ödenecek prime odaklandığını görüyordum. Primleri yüksek buldu ve ret etti. İkinci bardak çayı, müşteriye sormadan getirdim. Ret etmesine rağmen sağlık sigortası üzerine sohbeti ilerletmeye devam ettim. Müşteri, her cümlemin sonunda konuyu prime getiriyordu. O hayır dedikçe ben aklıma gelen tüm kötü senaryoları sıralıyordum. Daha önceki birkaç denememde fark ettiğim şey, bu senaryoları sıralarken, hikâyenin kahramanı ve sorumlusunu kişinin kendisini yapmak olduğuydu. O taktiği uyguladım. Yaptığım her kötü senaryonun kahramanına çocukları ve dolayısıyla ailesini de dâhil ettim. Bir ara çok huzursuzlandığını hissettirdi .Ancak bunun özellikle çocukları ile ilgili yazdığım senaryodan mı yoksa, primin bütçesine bir yük getirip bu ürün için bedeli ödeyememenin stresinden mi anlayamadım. O sırada trafik poliçesi bitti ve o sabah sabah enerji deposu gibi gelen adam, son bir “hayır dedikten sonra ofisten ayrıldı.

Saha tecrübesi olmayan, meslekte toy bir kişi olarak, biraz evvelki diyalogdaki yanlışımın nerede olabileceğine dair küçük bir analiz yaptım, ancak bir şey bulamadım. Başarısız bir eylemdi. Kendi adıma üzüldüm. Başarısız bir eylemdi benim için. Üzüldüm. “Neyse” dedim, “her görüşme de satışla sonuçlanmayacak, ben şansımı denedim” diyerek işime devam ettim.
Aradan yaklaşık iki saat geçmişti ki, o müşterim tekrar geldi. Ama bildiğiniz barut fıçısı. Bir an bir şey oldu diye korktum. Panikle sordum; “bir şey mi oldu, hayırdır?”. Ağzından çıkan ilk kelime “oldu” ifadesiydi. Hala durumu anlamaya çalışıyor, müşterinin birazdan yapacağı açıklamaya bağlı olarak olan şeyin sorumlusunun ben olup olmadığını öğrenecek, ya günüm berbat devam edecek ya da biraz evvelki huzuruma tekrar dönüp kaybettiğim eşeği tekrar bulmanın sevinciyle günüme devam edecektim. Müşteri, “öyle bir şey oldu ki, eğer bu poliçeyi yaptırmazsam, çok kötü şeyler başıma gelecek gibi düşünüp, iki saatim zindan oldu” dedi. İtiraf edeyim, satışa yönelik yeni bir poliçeye açılan yolun ışığı ile müşterinin tedirgin halinin üzüntüsünü bir arada yaşadım. Üzüldüm, kötü hissettim. Sağlık sigortası yaptırmamakla, müşterinin muhtemel kaybedebileceklerini çok doğrudan anlatmıştım. Elinde, dörde katlayıp cebinden çıkarttığı teklifi bana uzatıp tekrar tekrar hesaplattırdı. Sonra ısrarla indirim istedi. Derken, acente sahibinin de bilgisi dâhilinde yapılabilecek ıskontolar yapıldı, satış gerçekleşti. Ofise girerken, kendini dünyanın en suçlu babası hisseden müşterim, daha sakin adımlarla, kapıdan çıkarken ufuktaki gemilerine bakan armatörler gibi uzaklara bakarak uzaklaştı.
Ben aslında orada ne yapmıştım; tamamen realist olmuş, herkesin başına gelen olayları örneklerle hatırlatmış ve böyle durumlarda sağlık sigortasının o günkü belki de hazırlıksız yakalanacağı bir duruma karşı tedbir olduğunu anlatmıştım. Anlattıklarımda bir tane bile uydurma bir hikâye yoktu. Yaşanmış olaylar vardı. Hani hepimiz birilerinin yaşadığı olumsuzluklar için üzülür ama bizim başımıza hiç gelmez gibi düşünürüz ya, öyle değil işte; gelebiliyor, hem de öyle bir geliyor ki çok acımasızca.
Bunu henüz on yedi yaşımda öğrenmiştim. Bir gün ortaokul da Yeşilay haftası etkinliği yapılıyordu. Hepimiz okul bahçesinde toplanmış, seçilen konuşmacıları dinliyorduk. Tabii o arada arkadaşlarla bildiğiniz çocuk muhabbetleri. Bir an konuşmacılardan birinin alkol ve sigara tüketen insanların kanser olma olasılığının daha yüksek olduğu sözleri takıldı kulağıma. İçimden “ne yani benim babam kanser mi olacak yani” diye geçirdim. O benim babam ya, olur mu hiç öyle şey! Anlık aklımdan geçen bir düşünceydi ve bitti. Tam dört yıl sonra babama kanser teşhisi konduğunda dünyam yıkılmış ve o üzüntünün içinde yıllar önce aklımdan üstüne konduramadığım o düşünce geldi aklıma.
Özellikle sağlık sigortası satışında beni başarılı kılan şey, en yakınınıza konduramadığınız felaketin bir gün en sakındığınız insanda yaşanması tecrübesiydi.

17/11/2022

HAYATA NERESİNDEN BAŞLAYACAĞIMA KARAR VERİYORUM
Okulu bitirip, bitirme belgemi (o zamanlar diploma hemen verilmiyordu) aldığım günü çok iyi hatırlıyorum. Sevinçliydim. Çünkü bir dönemi kapatmış ve önümde yeni ufuklar açılacağını düşündüğüm zamanlardı. Arkadaşlarla beraber, okulu bitirmenin sevincini bir yerlere gidip kutladık. Sonraki günlerden birinde sabah uyanıp tavandaki bir noktaya gözümü diktiğimde, içimde bir belirsizlik hissettim. Peki şimdi ne olacaktı? Yeni dönemde ne yapacak, kimlerle tanışıp, hangi konuda mücadeleye hazırlanmam gerekecekti? Yeni bir güne, kafam meşgul hazırlanırken telefonum çaldı. Arayan, mezun olduğumdan haberdar olan arkadaşımdı. Kendisinin de çalıştığı büyük bir acentede bir elemana ihtiyaçları vardı. Büyük bir acentede iş teklif ediyordu. Biraz heyecan biraz belirsizliğin verdiği kaygı ile iş görüşmesi için aldığım randevu üzerine ertesi gün görüşmeye gittim. Sanırım, hayatımda belleğimde izi kalmayan tek zaman parçası budur. Görüşmek için kapıdan girdiğim anda, kendimi nasıl tanıttım, bana ne sordular, ne cevap verdim, görüşme sonrası arkadaşıma uğrayıp teşekkür ettim mi, bütün bunlar belleğimde yok. O gün, sadece eve geldiğimde mutfağa gidip, kuruyan ağzımı ıslatmak için bir bardak su içtiğimi hatırlıyorum. Birkaç gün sonra acenteden aradılar. İkinci görüşmeye çağırıyorlardı. Sonuç: İşe alındım ve birkaç gün sonra da işe başladım. Artık poliçe kesmeyi ve diğer işleri yavaş yavaş öğrenmeye başladım. Sigortacı olmuştum. Olmuştum da sigortacılık bildiğim kadarlık bir şey miydi? Hani bir üst sınıfa geçersiniz de, adını şanını duyduğunuz ama içlerinde ne olduğunu bilmediğiniz ders kitaplarını edinmek gibi bir duygu. Bakalım hayat kitabı bana ne gösterecekti?
Bir gün, kitapçılarda gezerken üzerinde “Güzel Konuşma ve Dost Edinme Sanatı” isimli bir kitap gördüm. İnce bir kitaptı. Bir günde okudum. Çok hoşuma gitti. Dale Carnegie’nin bu kitabının, yaşamımda ufuk açtığını birkaç yıl sonradan idrak edecektim. İçimdeki iletişim potansiyelini törpülemişti, kendime has bir üslup kazandırmıştı. Veya zaten bu kendime ait bu özelliklerim vardı ve ben yeni fark etmiştim.
Çalışma esnasında, patronum zaman zaman masamın başına geliyor, benim sahada da başarabileceğimi söylüyordu. İşe gireli birkaç olmuştu? Acaba çalışmamdan memnun değil miydi? Bu, beni işten soğutmanın, işten ayrılmaması istemesinin bir yolu muydu? Bazen, geçmişi, geçmişten bakarak daha iyi görebiliyorsunuz. Kendimde farkında olmayan yeteneklerin, başkaları tarafından keşfedilmesi bazen şaşırtıcı olabiliyor. İnsan zaman içinde kendisi keşfediyor. Birileri sizi, ileride mutlu olabileceğiniz yol ayrımına doğru itebiliyor. Anladım ki, patronumun, benim iletişim kurma konusunda da iyi olduğum inancı vardı. Saha konusunda önceden tecrübem olmadığı için çıkmaya korkuyordum. O da ara ara müşteri ziyaretlerine giderken beni yanına almaya başlamıştı. 18 yaşımda bana ehliyet almamı ısrar etmişti ve almıştım. Israrının temel sebebinde beni sahaya göndermek olduğunu sonradan itiraf bile etmişti.
Derken ben artık tek başıma sahaya da çıkmaya da başladım. Tabii, diğer görevlerimi aksatmadan. Yanıma bir yardımcı almıştık. Ben sahada iken, ofiste beni tamamlaması, telefonlara bakması için. Ancak, kendimi sahada çok yeterli bulmuyordum. Dale Carnegie’in kitapta verdiği örnekler arasında sahadaki sigortacı örneği vardı. İlgimi çekmişti. (İlk defa görüşmeye gittiğin bir yer de o buz kırma dediğimiz eylemi yapmak için, etrafı gözlemleyip, odadaki resim, obje gibi nesnelerden, kişinin ilgi alanını tespit edip, oradan konu açmak gibi) Rehber olmuştu adeta. Zaman zaman açıp, o anki duruma göre olan satırları tekrar okuyordum. Kitap rehberim olmuştu o yıllar. Böyle başladı sahada satış maceram. Artık tek başımaydım ve sahadaki edindiğim tecrübeler benim mesleğimin adını belirlemişti. SATIŞ!

17/11/2022

ÖNSÖZ
Ben, bildiğiniz normal bir yurdum insanı olarak ortalama bir aileye doğmuş, idealleri olmayan bireylerle büyümüş, doğru dürüst yol gösteren bir rehberi olmayan, kendi gözlemleri ve çabalarıyla hayata tutunmaya çalışmış bir bireyim.
Bu yolda kendiliğinden karşıma çıkan iş satış oldu. İyi ki de oldu. Saha satış hayatı; yaşantıma, bakış açıma, düşünme şeklime, hayata tutunmama nihayetinde her türlü zorluklar karşısında direnme gücümün artmasına vesile oldu.
Bu kitabı, yaşadıklarımı, kendimce öğrendiğim doğruları, yapmamam gerektiğini öğrendiğim yanlışları sizlerle paylaşarak, belki hayatınıza küçücük dokunuşlarla bir iz bırakabilirim umuduyla biraz da kendimle hesaplaşmak için yazdım.

Ülker KÜÇÜKKINACI
Gaziantep, 2022

Address

Gaziantep

Telephone

+905335639009

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when İçinizi Isıtacak Satış Hikayeleri posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to İçinizi Isıtacak Satış Hikayeleri:

Share