05/01/2022
........Bu yüzden insan hep bekler; Godot’yu, mesihi, kurtarıcıyı. Yine bekliyoruz. Yaşam koşulları giderek kötüleşiyor ama kılımızı kıpırdatmıyoruz. İnsan, uzun zamandan beri ölü taklidi yapmaya o kadar alıştı ki hayata nasıl geri dönebileceğini artık hatırlamıyor.
Beynimiz ele geçirildiğine göre beyni olmayan canlılar, bedenin neler yapabileceği, hayatın ne anlama geldiği konusunda bize yardım edebilir. “Bir beden, bizim derinine daha yeni inmeye başladığımız doğaçlama güçleri, icat güçleri içerir. Bir beynin olmasını gerektirmeyen, beyni olan hayvanlarda ise bilinçli hesaplamadan bağımsız olarak işleyebilen bedensel kapasiteleri vardır” diye yazıyor Massumi ve beyinsiz olmalarına rağmen solucanların karşılaştıkları her durumun olumsallıklarını hesaba katarak yeni doğaçlamalar icat ettiklerini aktarıyor: “İçgüdü doğası gereği yaratıcıdır” (Duygu Politikası, Otonom). Sanıldığının aksine içgüdü, makine gibi otomatik bir şekilde, basmakalıp bir eylemler dizisinin harekete geçirilmesi değildir. İçgüdü verili olanı aşma ve bir yenilik ortaya koyma olarak tanımlanır. “Bilinçten ve onun kararlarından, ...bedene ve tutkulara hakim olmanın binlerce yolundan söz ederiz – ama bir bedenin neler yapabileceğini dahi bilmeyiz” (Spinoza, Deleuze).
En büyük yanılgımız bedeni bir form olarak düşünmemiz. Ve bu yanılgımız tamamen iktidarın modüler sisteminden kaynaklanıyor. Le Corbusier insanı standart bir modül haline getirdiğinden beri modüle göre tasarlanmış mekânların içinde modüler hayatlar sürüyoruz. Bizim en büyük kederimiz, formların içine kapatılmamız. Kapatılmak keder üretir; oysa neşeli bir beden, icat ettiği doğaçlamalarla kendi mekânını kudreti el verdiğince genişletmesini bilendir; bir ışık gibi, hem parçalı, hem dalgalı. Dalgalandıkça parçalar parçalara karışır ve bedenler kendi mekânlarını yaratır. Kederliyiz; sorunumuz, iktidarın tasarladığı mekânda, bırakın mevcut formumuzu korumayı, giderek küçülmemiz. Hâlâ çok akıllıyız ve bir bedenin neler yapabileceğini bilmiyoruz. İçgüdülerinizi deneyin, bedenimiz politiktir.
Rahmi Öğdül, İçgüdüler Politiktir