Ajans 3C

Ajans 3C AKTÜEL HUKUK DERGİSİ.. Yaşamın içinden, yaşamın üstünden,, görünen yüz-görünmeyen yü

22/12/2024
28/10/2024

SONSUZA DEK CUMHURİYET
Merhabalar,
Mazisi zaferlerle dolu milletimizin hür ve bir bütün olarak , Özgür yaşama iradesini tüm dünyaya ilan ettiği Cumhuriyet Bayramımızın 101. yılını büyük bir gururla kutluyoruz.
Cumhuriyet Bayramı,
Tüm imkânsızlıklara rağmen yüreği vatan sevgisi ve imanla yoğrulmuş aziz milletimizin kahraman evlatlarının, kadınıyla erkeğiyle, yaşlısıyla genciyle topyekûn bir olup kenetlenerek gösterdiği destanlaşmış mücadelesi sonunda elde edilen onurlu duruşun eseri olarak tarihteki yerini almıştır. Ecdadımızın tarihe yön veren bu şanlı mücadelesi millet olarak daha güçlü yarınlara yürüyüşümüzde ilham kaynağımız olmuştur.
Bu vesileyle,
Türk Milleti'nin bagimsizligi ve özgürlügü için canlarını feda eden basta,
Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaslari olmak üzere tüm sehitlerimizi saygı, sevgi ve rahmetle anıyorum.
Bizlere bırakılan ve en değerli mirasımız olan
Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.
Sonsuza dek Cumhuriyet.

Nesrin Akkoç
Sanatçı/ Yazar/
Dcbed Krc.Bşk.
Ruh Sağlığı Dnş.

10/08/2024

TÜİKİSTAN TAŞLAMASI

Nasıl tarif edem TÜİKİSTAN’ı
Rakamları vicdanları paralar
Ekonomist efendinin fermanı
Çürümemiş vicdanları yaralar

Karanlık geceye mumlar yakanı
Hava hevesine karşı çıkanı
Kirli tekerine çomak sokanı
Fetöcü der, terörist der karalar

Gavurun üstüne yürürmüş gibi
Ahırdan tezeği kürürmüş gibi
Aynada kendini görürmüş gibi
Bayatlamış kalayları sıralar

Durmadan eyy çeker haddini bilmez
Hasımlar sözünü ciddiye almaz
Yazık ki elinden icraat gelmez
Kuru sıkı kürsüdeki naralar

Dümeni vereli kara korsana
Hasret kaldık inan gerçek insana
İlimden irfandan edepten yana
Suya hasret çöle döndü buralar

Attığı şeyleri kapmıyor diye
Pohpohlayıp şak şak yapmıyor diye
Kutsallık vehmedip tapmıyor diye
İSYANİ’yle çok bozuktur aralar

OZAN İSYANî-SALİH ALTUN

20/07/2024

ANILARIN DA GÖZÜ YAŞLI
ANILARDA AĞLAMAK
YARİH 20 Temmuz 1974...
Rahmetli amcamla, Şavşat-Sahara'da ailemiz için; ama özellikle amcamın isteğiyle yığma taştan, çatısı bedevra örtülü bir yayla evi inşa ediyoruz. Eğitim Enstitüsü 2. sınıftayım.
Pilli, transistörlü, kendinden antenli Standart marka ufacık bir radyomuz var. Kulağımız onda. Ayşe tatile, ordumuz Kıbrıs'a çıkmış. Haberlere Hasan Mutlucan'ın davudi sesiyle söylediği türküler, marşlar eşlik ediyor.
İçimde müthiş bir coşku yoğunluğu... Milli duygularım şahlanmış; yerimde duramıyorum. Gönüllü yazılmak üzerine kafa yoruyorum; ama yayla sezonu bitmeden yaylayı bitirmemiz gerek. İzin yok.
*
Bu tarihten on yıl öncesine gidiyor düşüncelerim. Kıbrıs'ta sular ısınmış. Makarios'un itleri kudurmuş. Cengiz Topel şehit olmuş. ABD, şimdilerde benzerlerine sık rastladığımız biçimde “Johnson Mektubu” ile "Döverim ha...!" diye Türkiye'ye sopa göstermekte...
Sinemalarda Kıbrıs temalı pek çok kahramanlık filmi oynuyor. "Önce Vatan, Zafer Kartalları, Küçük Mücahit" aklımda kalanlar... 10 yaşında bir çocuğum, rahmetli babamdan anamın stratejik desteği ile zorlukla kopardığım bilet parası ile sinemadayım.
Tüm sinema Kıbrıs'a çıkacakmış gibi ayakta. Alkışlar, ıslıklar... Kıyamet kopuyor sanki...
*
Bugün Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 50. yıldönümü... Yalnız ben mi böyle oldum; yoksa çok sayıda benzerim var mı bilemem; ama bildiğim o ki toplumsal bütünlüğümüzün çimentosu olan milli ruhumuzu, vatanseverlik duygusunu yüreğimizden itinayla çaldılar.
*
Biz değiliz artık, öteki-beriki olduk. Vatanı içten içe yiyenler, arsa olarak görenler; onu çıkarsız bekleyenlere, sevenlere düşman oldu. Askerlik fukaraya farz, zengine ise eğlence.
*
Eskiden Türkiye hepimizindi. Yıllardır ufk*muzda çınlayan; "Benim..." nidaları sayesinde, şimdi birilerinin Türkiye'si oldu.
*
Azıcık dertlendik mi "Beğenmeyen çeksin gitsin!" diyerek kapıyı gösteriyorlar bize; olmadı terörist oluyoruz.
*
Haklı çıkmaktan yoruldum. Çok acı çekiyorum. Çünkü aklım erdiğinden beri yaşadığımız her şeyi çok fazla hatırlıyorum.
*
Yüreklerimizin tek yürek olduğu o günleri hüzünle anıyor, özlüyorum. Yitirdiğimiz güzelliklerin ardından boynu bükük bakıyorum.
*
Bize, bu ülkeye nasıl kıydınız; yalnızca koltuğu ve gölgesi büyük, sözü alçak, sesi ise yüksek olanlar?
*
İnsanımıza, güzelim yurdumuza yazık ettiniz... Binlerce kez yazıklar olsun size...!
*
(Rahmetli, Ecevit, Erbakan, Dr. Fazıl Küçük, Rauf Denktaş; Cengiz Topel yanında; diğer şehit ve gazilerimiz başta olmak üzere, Kıbrıs Barış Harekâtına emeği geçen herkesin aziz hatırasına en içten saygılarımla...
SALİH ALTUN

08/07/2024

DEVRAN TAŞLAMASI

Bu cilalı sözlere karnımız doydu artık
Vatan millet diyerek bize de yapma lolo
Körler gördü gerçeği sağır da duydu artık
Bizi bu sefil hale kim soktu oğlum Sülo

En marka giysilerle bir hoştur endamları
Rüya âlemindeler sıkılmıyor canları
Görkemli konaklarda sürüyor devranları
After party yaş günü her akşam başka balo

Devir AK-LI Saadet parayla döner teker
Merekte ithal saman sofrada ithal şeker
Reis Bey kürsülerden durmaksızın eyy çeker
İsrail’e yük taşır yerli ve milli filo

Tayyip bey kaval çalar arkasından yürürler
Sabıra sığınırlar içten içe çürürler
Baklavayı böreği bayramda zor görürler
Ete güçleri yetmez sen kemik tart bir kilo

Huyum kurusun benin yanlışa doğru demem
Muhannetin bağından gonca güller deremem
Bu oyunda yoksulu asla mazur göremem
Yenilen tüm haltlarda Maho’yla ortak Bilo

İsyani’nin taşları gitmiyorsa hoşuna
Ebabil taş yağdırsın uslanmayan başına
Bu kavga senin kavgan beni yorma boşuna
Çektiğin yoksulluğun hesabını sor Halo

OZAN İSYANİ-SALİH ALTUN

23/11/2022

Başta,
En büyük öğretmenimiz M.Kemal Atatürk olmak üzere;
Tüm Öğretmenlerimizin bu anlamlı gününü kutlarım.
Yitirdiklerimizi saygı ile anıyorum.

17/11/2021

SU ÖLÜRSE
Hayat bu senin elinde olmadan başlar da katkı vermezsen senin sayende cehennem olur.. Tarih boyunca Yağmur suları derelere dereler, baraj ve denizlere her an kendilerin i yenileyerek hayat verirdi..
Ta ki insanoğlu kendi pisliği ile beraber ürettiklerinnin pisliğin i, bu kendinin sürekli yenileyen sulara bırakıncaya kadar...
Biriktirip, biriktirip attıkça suyun kendini yenileme hızının önüne senin pisliğinnin artış hızı geçtiğinde "su da ölür, su daki de ölür "kuralını hayatın olağan bir praçası haline getirdik.
Su öldükçe sadece içindekiler değil çevresindekilerde ölmeye başlar... Asitleşen sudan beslenemeyen dallar, atıklardan mantarlaşan bedenler birer tabutluk olarak mazideki yerini alır..Su yoksa tıpkı vucudun gibi asid değerlerin öne cıkar ve vucut bomba olur..
Artık bir zamanlar Orduları durduran,Osmanlının Balkan seferlerinin zamanlamasını tayin eden" Ergene Nehri"nde balık yaşayamıyor.. Koca Marmara Denizi bok çukuruna döndü..Tüm fabrika ve vergilerini topladıgı halde kanalizasyon atıklarını belediyeler bu güzelim akarsulara boşalttılar.... Nazlı nazlı akan adına kahramnanlık şiirleri yazılan Sakarya, Marmara deniizine bok taşıyan kanalllardan sadece birisine dönüşdü.. Marmaranın tam göbeğine bağlanan Susurluk çayını Ne Bigadiç Çayı ne simav çayı karışsa da su kendisini yenileyemedi.Senin bokunun bileşkesi çayların bileşkesinin önüne geçti...
Su olmazsa bitki olmaz .Bitki olmazsa eski iklim olmaz..iSuyun ve havanın devir daimi olmaz.
İklim giderse kıtlık gelir ne çimento ne tekstil ne de teknolojik atıkları karnını doyurabilir...
Su, toprak ve ağaç rejimi oluşturacak düzenlemeleri siviller yapacak kamu denetleyecektir..Yazlıkda denizi görmüyorum diye kestiğin ağacın tohumlarından türeyen diğer agaclar toprak altına girdiğinde senin bedenini kayayı delerken saldıgı sıvılardan kurtcuklardan koruyacakdı...Tez elden su kynaklarımız ve ağaç rejimimiz korumaya ve çoğalmaya yönelik tedbirler alınmadıkça kendini kendini yok edecektir.
Su; Hava suyu, atık su, yeraltı suyu diye 3 tipde kaynaklık oluşturur ..Bu 3 kaynagı olabildiğince değerlendirdiğimizde eski dengelerin oluşmasına katkı sağlarız..
Havadan gelen suyu (yağmur, kar, dolu) heba edmeyeceğiz.Mineral zengini bu tarımsal işletmelerin can suyudur.. Kendiliğinden arınmış gelen bu suların biriktirme alanları yer altı kümbetleri, binlerce yıl önce planlanan taklamakan çölünü geçen kerzleri(kanallar) gibi istenen mesafe ve alanlara biriktiirilebilecektir.. Etilerdenkalma barak ovasındaki kuyuların birbirine bağlanır olduğu bu sistemi hitit ve pers krallarının uygulayarak şehire, suları taşıyarak getirdikleri tarihi bir gerçektir.Yine Roma kemerlerle verdikleri yukseklık farklılıkları ile Tunus da anadolu da yüzlerce km den suları şehirlere taşımışlardır... Günümüzde artık Boş beleş kurutulmuş dere yatakla rının başına yapılmış göletler kaynak israfından başka bir şey değildir.. Kendinden sonraki alanın suyununkurutmak insana ve doğaya ihanettir..Dere yataklarının kurutulmasının önüne geçilmedikçe artezyebn açılmaları engellenmedikçe toprak suya sürekli aç olarak kalacak ve üzerindeki bitki örtüsüde mutlaka kuruyacaktır.10 bin yıllık Mısır Tarihi binlerce köle çalıştıran zenginliği herhalde çölde piramit yapmak için değildi. O topraklarda bir zamanlar asma bahçeleri meyvelar ve dere yatakları ile dolu idi.N e zamanki insan oğlu düşmanca tavırlarla bir ırkı uygarlığı yok tmek ve bir daha türemesini engellemek için tuza boğup yaşanmaz hale getirdiyese doğa da oradan elinii çekerek şimdiki k*m tepelerni oluşturmuştur..
-AtıkSu- Yeni bir su kaynağı olmamakla birlikte yeniden kullanılabilir hale getirme teknik ve yöntemleri onların israf edilir ve çevreyi kirletir özelliğini ortdan kaldıracarak kuruyan dere yataklarının işlevini yitiren göletlerin gerekirse kapalı hale getirererek kullanım suyu dönüşümü sağlanabilir. Uçucu kimyasallar temizlemede kullanılırken sac dökülmesi ve deri dökulmesi gibi alternatif maliyetler oluşturacagından kapalı hale getirilmesi uygun olacaktır.Gölet tavanı ayna zaman da su biriktirme dede kullanım kolaylıgı sağlayacaktır.. İnsanlığın katili kendi haline bırakılan tüm pisliği ve kimyasal zehirleri içinde barındıran atık su dur.. Yerel idareler, fabrikalar, tarımsal işletmeler kullandıkları zehirleri doprudan veya dolaylı yollardan doğaya bırakarak insanın değil insanlığın katili olmaktadırlar.. Yerel yönetimler ufacık bir dokunuşla kimyasal karışmış atıklara yönelik binalara projeler geliştirerek binanın inşasından itibaren zorunlu tahliye borularını tek noktada birleştirirken en doğal haliyle bokunla, deterjanlı suyu karıştırmadan tahliyesini bina dışına sağlayacaktır.. Böylece kimyasallarla ölü suyu yine farklı kimyasalların reaksiyonu ile bir kaç damla da temizleyecektir.. Profesyonel araç yıkacılarından belediye yöneticilerinin öğreneceği çok şey vardır.. İyi bir araç yıkama işletmecisi ,aynı suyu 12 defa kullanarak en çok maliyeti ni en aza düşürme becerisini göstermektedir. Belediy proje bazlı çalışmalarında onay ve denetim mekanızması olarak her bina nın yaşayan suyunu birbirine karıştırmadan tahliyedsini ve depolamasını sağlayacaktır.. Belediye alt yapı olarak 3 tip yer altı kanalı yapacalktır.. Boklu suyu , yağmur suyunu, kimyasallı suyu taşıyan kannalar kendi biriktirme sahalarına baglanacaktır..
YER ALTI SUYU:Doğada kendiliğinden var olan yaşayan sulardan olan yer altı su kaynakları insafsızca tüketildikçe yer üstündeki toprak suya acıkmakta ve içindeki tuz oranının açığa cıkması ile de verimsizleşmektedir. Bu sebeple yer altı su kaynaklarının kesin talimatla yasaklanması sadece 12 metre cıvarında yuzey suyunun değerlendirildiği kuyuların ruhsata baglanması saglanmalıdır. Aksi halde hem bitki rejimi ortadan klkmakta hemde buna baglı olarak ıklım dönüşümü olumsız olmaktdadır. Bugun marsa ağaç yetişiyoyr olsa CO2 gazının O2 gazı ile ikamesi ve ikilmin ısınması ile yaşanabilir ortam ortaya cıkacaktı.. Bitki olmayacak dönüşüm olmuyor dönüşüm olmayıca eksilerdeki ısı marsı yasam dışı hale getirmektedir. Mars tepemizde Mısır hemen burnumuzun dibinde bir yaşam alanı nasıl yok edilire en iyi örnektir.. Yarın dunyayı yasanmaz hale getiren "7 duvel" uzayda oluşturdukları yaşam alanına cıktıklarında bize sadece yaşanmaz bir dünya bırakacaklardır..O zaman dün yanın merkezi anadolu tarih boyunca iklim krizlerinin yanı başında olmuş ama hep en az zayiatla yırtmıştır.. Şimdi işTC nin elinde ve bu topraklrı korumak ancak onunla mümkündür..

TORUN HALİLİ

14/11/2021

İSTANBUL MU ÖLÜM ŞEHRİ
BİZ Mİ ÖLÜ ADAYIYIZ
İstanbul da evinize otomobilinizle sağdan sağdan giderken arkadan gele n bir otomobil sizi sıkıştırıyor. İçindekiler sizi darp ediyor. Arabanızın tepesine çıkıp tepiniyor...
Ya da evinizden çıkmışsınız işinize, eğitiminize yaya olarak devam ederken arkadan hiç tanımadığınız birisi geliyor Samurai kılıcı ile size bir çizgi film oyunundaki gibi defalarca saplıyor ve olaydan 25 dakika sonra yakalanmadan evine gidiyor. Sorgusunda Spor sonrası öldürünce Rahatladığını söylüyor...
Araç içinde etrafa ateş açanlar da rahatladıklarını sonraki ifadelerinde dile getiriyorlar ve Suçdan yırtmak içinde pişmanlıklarını söylüyorlar..
Türk Ceza Kanunu diğer modern hukuku benimseyen ülkelerdeki gibi akıl sağlığını, ceza ehliyeti açısından kabul etmiştir.. Yani olayın meydana gelsiği anda olayın önemi meydana geliş şeklini ve sonuçlarını idrak gücü var mı araştırılır.
Basına yansıyan şekli ile geçen hafta içerisinde mimar bir genç kız yolda yürürken samurai kılıcı işe Saldırıya ugramış en az 8 defa arkadan yanaşarak gelen zanlı ön sağına geçerek ilk darbe sonrası rast gele saplamaya başlamıs genç kız yere düştükten sonra iki ayağı ile engel olmaya çalışırken hareketsiz hale dönüşmüştür..Kişi genç kızı kurban olarak seçmesini karşı koyamayacak güçte olmasından dolayı seçtiğini belirtiyor.
Olayın kişisel toplumsal ve hukuki boyutları vardır..
Şizofren hastalıklarına düçar kalmış kimselerin tedavi olmaması, bazıları açısından madde bagımlısı olması, ilaçlarını kullanmaması, Başak olayına mahsus olmak üzere 6 ay öncesinden komşularının ifadesine göre balkona çıkıp" hepinizi öldüreceğim" tehditleri kendini hezeyan olarak gösterirken sanrılar ve seslerle davranış bozukluğuna doğrudan gösterdiği anlaşılmaktadır.Bu devrede bile anne baba doğuştan var olan ödevlerini yerine getirmediği gibi kamu da valilik eli ile bu işe el atmamıştır.. Zanlı, Sanrı ve seslerle yalnızlaşmış, yalnızlaştıkça sanrıları artan, parçalı beyin, ilaç tedavisini kabul etmedikçe ilerleyen boyuta geçerek cinayet şartlarını ortaya çıkarmıştır.. Ergenlik dönemin de parçalanmış aile çocuğu zanlı, avukat anne ile mimar babanın tatminsizleştirilen bir metası olmuştur.. Gak deyince şehrin bir zamanlar en lüks sayılan muhitinde daire. Guk deyince özel üniversite ve üst sınırlarda bir yaşam sunulunca aile görevini yapmış mı oldu? ..
Zekanın ikinci tura cıkmış hali olan bu tür hastalıklarda fail cezasızlığını bildiği gibi hastalığını ve suçu gizleme de yada hukuki nitleliğini değiştirme de pek mahirdir..
Bu tür hastalık yaşamın her döneminde ortaya çıkabilir..Yeter ki tetiği çeken bir olay olsun yada gen sarmalınızda bir dolaşıklık bulunsun yada toplumsal bir olay reaksiyon oluştursun... . Arkeolojik zamanlarda bu hastalık vardı.. Şizo parçalara ayrılma, frenos akıl anlamıma gelir.. Akıl içinde akıl, birbirinin içinde, bir beyin içine takıl... Köprünün ortasıma getirilir delilten aşağı bırakılır.. Ani şoklama ile soğuk kendisine getirir yada su da kurtulamaz ölür gider..
2012 li yıllarda Emniyet Müdürlüklerinin sokak sokak şizofren harita çıkarma çalışması, Tıp camiasının bilinen odakları, kişisel veriler ve insan hakları bahsi ile engellemelere takılmış ve bunlar tarafından işlenen suçların önlenmesi engellenmisinin önüne geçilmişti.Oysa hukukta kamu menfaati ve esenliği önce gelir.. Yani kamu menfaati varsa en kutsal dokunulmaz hak olan mülkiyete bile sınırlama getirilir.. .. Toplum menfaati ve kişilerin huzur ve sukunu ile birlikte değerlendirildiğinde kamu güvenliği ve esenliği olmADIgında kisisel sükunun da hayal olarak kalacağı kaçınılmazdır..Yani suç işlediğinde ceza ehliyetine ilişkin hukuki sonuçlardan hasta kişi yararlanıyorsa toplumunda önleyici tedbirlerden yararlanma hakkı vardır.. Tabipler Odası bile olsan bunun önüne geçemezsin.
Şizofrenlerin başarılı okul hayatları onların bu hastalıkla geç tanışmaları ve ergenlik dönemi sonrası hastalığın ortaya çıkması ile de doğru orantılıdır.. Kadınlarda daha az ve zararlı oluşu oransal olarak hastalık risk düşüklüğü ve kişilik gelişiminden sonra ortaya çıkması ile de ilintilidir..
Başak Cengiz istanbul da yaşıyordu ve her zaman ki rutin yaşamının parçası olarak eğitimine doğru giderken daha önceden hiç tanımadığı birisi 6136 sayılı yasaya göre taşıması alınması satılması suç olan çift tarafı keskinleştirilmiş kılıç darbeleri ile hayatını hayallerini umutlarını kendisini sevenlerini acıya gark ederek geride bırakıp gidiyor..
Mimar genç kızın 26 yaş gününe kadar özenle yetiştirilmesi şartlarının tamamı manyak birisinin inanılmaz bir davranışı ile sıfırlanır.. Annesinin elini tutarak okula götürdüğü,çıkış saatinde kapısında beklediği biraz büyünce servis aracı mahallenin tamamının dolaşılarak saatlerce çekilen sıkıntısı sınavların uykusız halleri taksiye dolmuşa Binerken annesinin babası nın kontol amaçlı tele fon aramalarında amaçlanan her şeyin sıfırlandığı nokta, alınması satılması yasak bir silahın hediye maksatlı olarak satilmasi ve katilin evinde suç aletime benzer 8 adet daha kılıçın olması devletin kamu düzenliği ve esenliğini sağlamadaki yetersizliğinin bir sonuçu olarak ortaya çıkıyor. Sadece kılıç mı kısa kesilmiş pompalı tüfekler bir kaç yüz tl ye internette sahip olabiliyorsunu z. ne denetim var ne de satış yerlerinin yeterliliğine ilişkin bir düzenleme var..Satış yerleri ruhsat araştırması olmadığı gibi SUÇ VE MÜSADERE konusu silahları satın alanların dijital izlemesi de emniyetçe yapılmamıştır İnternette katolog oluştur pezevenklik yap, kendi fotolarından albüm olıştur fahişelik yap komtrol yok Her gün yeni bir kimlikle yeni sahife oluştur.. Sorun yok.. Ama kiracısı oldupu evde fuhul yaparsa mülkiyet sahibinnin hiç kusuru olöasa bile evini mühürle içeri girilmez yap.. Sanal ortaöda başı boşluk sadece vergi gelirleri açısımdam değil işlenen suçşar açıısındab da fail bazlı konrolü gerekli kılar..
Suçlar üşlkesi AbD de. Bile avcılık için bile bir silah almak isteseniz. Suç kaydınız sahip olduğunuz diğer silahlar ve size. Satılan silahın kydı satıcı tarafımdan merkezi sisteme bildirilmek üzere tutulur..Sabıkası olanlar, yasa dışı göçmenler ve ciddi psikolojik sorunları olan kişiler bireysel silahlanma hakkından faydalanamıyor. Her eyalet avcı silhı ve ya tabamca serbestliği adı altında kendi silahın tercih ediyor diyebiliriz..
Akıl sağlığı yerinde olmayanlar, yerinde değilmiş gibi davrananlar, kendi b*kunu yiyerek deli numarası yapanlar, Türk Ceza Kanunu 32 ye göre cezasızlıkdan yararlanmak isterler..Yargıtay da rapor için doğrudan adli tıp kurumuma gönderilmeyi kabul etmediği gibi müşahede altında tutulmayı zorunlu görerek numaracıların önünü kesmek istemiştir.. (1.Ceza Dairesi, 2020/579 E., 2020/1662 K., 6/7/2020 T.)
Ceza Kanunumız 32 maddesinde "Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. Ancak, bu kişiler hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur"demiştir.. Nedir o? Akıl hastanesine sevk edilirsin. Bir süre sonra da serbest bırakılırsın.. Manisalı Çivici gibi meshursanız hastanede bir hücrede zorunlu ikanete tabi olursun.. 2..3.cimayetimden sonra sürekli ikamet hali olmuştur.
İstanbul , tesadüfler şehri olarak varlığını devam ettirir de sen ettirir misin bilemem
Ölen kızımıza rahmet ailesine sabırlık diliyorum

TORUN HALİLİ

Address

Istanbul

Opening Hours

Monday 09:00 - 17:00
18:00 - 19:00
Tuesday 09:00 - 17:00
18:00 - 19:00
Wednesday 09:00 - 17:00
18:00 - 19:00
Thursday 09:00 - 17:00
18:00 - 19:00
Friday 09:00 - 17:00
18:00 - 19:00

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Ajans 3C posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Ajans 3C:

Share