13/08/2026
Genel Müdürümüz Sayın Yusuf Akın, TGRT Haber’de katıldığı programda gündemi değerlendirdi. Yusuf Akın, “Mekke Mutabakatı, Mekke Anlaşması ile birlikte, Mekke Anlaşması'nın da iki yıl kadar önceden itibaren aslında arka kapı diplomasisiyle, işte yani altlığının oluşturulmaya çalışıldığını görüyoruz. Burada aslında rakip, potansiyel rakip olarak değerlendirilebilecek ülkelerin temsilcilerinin, oradaki iç kamuoyunun neler söylediğini net olarak görüyoruz. Bunların ne kadar mutsuz olduklarını görüyoruz. Dolayısıyla atılan adımın, aslına bakarsak, şu beklentiyle de karşıladığı değerlendirilebilir.
Kamuoyuna soruyoruz. Sizce üçüncü dünya savaşı çıkma ihtimali var mı? Türkiye kamuoyunun yüzde ellisi, yani her iki kişiden birisi, diyor ki: Bence üçüncü dünya savaşı çıkacaktır. İsrail bir gün bize saldıracak mı sorusuna evet cevabını verenlerin oranı yüzde yetmiş beşlerde. Her dört kişiden üçü, bence bize İsrail bir gün saldıracaktır, diyor. Peki, İsrail saldırırsa kendimizi koruyacak gücümüz var mı diye sorduğumuzda ise yine bunda da kahir ekseriyetin evet dediğini görüyoruz.
Dolayısıyla elbette savaş istememeliyiz. Elbette savaştan uzak durmalıyız. Fakat o, işte, istersen sulhu salah, ol cenge hazırdaki gibi, bu uluslararası mutabakatlarla, anlaşmalarla, yerli ve milli savunma sanayinin güçlenmesiyle, bu iç cephenin tahkim edilmesine dair atılacak adımlarla buna hazır olunabilir ancak.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Nutuk'unu okuduğumuz takdirde, orada iç cephenin tahkimi ve dış cephenin tahkimi diye ikiye ayırıyor meseleyi. Ve diyor ki, ''dış cepheyle mücadele daha kolaydır. . Diyor ki, ''sizin karşınızda İngilizler varsa bir cephe vardır, o cephenin karşısına siz de kendi hattınızı kurarsınız ve orada bu mücadeleyi verebilirsiniz, belki rakibinize karşı. Fakat iç cephenin, eğer ki iç cepheden gelecek bir kırılma olduğu takdirde, onunla mücadele çok daha güçtür''. Diyor.” ifadelerini kullandı.