18/10/2023
Türkiye’nin Penceresi çocuklar için geleceğe açılıyor!
Yaşanan deprem felaketi, toplumsal dayanışmamızı bir kez daha sınarken her zaman olduğu gibi acılarla örülen duygu bağlarımızla 7’den 70’e herkesin yardım seferberliğine koştuğu bir coğrafyada marka olarak sadece siyah zemine yazılan baş sağlığı mesajının arkasına saklanmak elbette ki Egepen'in marka değerleriyle örtüşmezdi.
Tıpkı bu topraklarda yaşayan her bireyin verdiği tepkiyi biz de marka olarak verdik. Yaralarımızı sarma sorumluluğumuzun bir parçası olarak öncelikle deprem bölgesinde aktif sorumluluk almak için acil eylem planı oluşturduk.
Hazırlamış olduğumuz kampanyanın amacı yapılanları anlatmak. Yani bir nevi bilgilendirme. Bir çok marka kendi ekseninde bunu yapıyor. Ve her bir marka buradan kendi bakış açısını, kendi sosyal değerini ortaya çıkarıyor. Ajans olarak biz de bir dayanışma kültürü yaratmayı hedefledik. Ve bunu anlatmak istedik.
Egepen Deceuninck olarak depremde zarar gören okulların tadilatında sorumluluk alarak, depremden etkilenen çocukların travmalarını ortadan kaldırmaya yardımcı olmak istedik. Bu sebeple reklam filmimizin konusunu da bunun üzerine inşa ettik. Deprem bölgesindeki 100 okulun kapı ve pencerelerinin markamız tarafından yenilenmesi zaten kendi hikayesini yaratıyor.
El değmemiş organik bir süreci olduğu gibi ekrana taşıdık. Profesyonel oyuncu yok. Casting yapılmadı. Tamamen bölgenin öğrencileri, öğretmenleri ve markanın kendi çalışanlarından oluşan doğal bir hikaye bu. Bu da yaptıklarımızın ve filmde anlattığımız hikayenin samimiyetini daha da artırıyor. Bir olumsuzluğun hikayesine umut katmak. Her defasında kendimizi yeniden motive ettiğimiz, zor da olsa gülümseyebildiğimiz unutulmaz anların, harika çocukların, emektar öğretmenlerin, yardımsever insanların hikayesi aslında bu film.
Ajans olarak, duygu yükünün bu kadar ağır olduğu harika bir projenin stratejisini geliştirmek, senaryosunu yazmak ve yapımını hayata geçirmek deneyimlerimize yepyeni bir boyut kazandırdı.