Mia Ajans

Mia Ajans Tam Hizmet Reklam Ajansı

Facebook 2014 yılında öne çıkan 20 noktayı paylaştı2014’ün sonuna geldiğimiz şu günlerde markalar bir yılın değerlendirm...
31/12/2014

Facebook 2014 yılında öne çıkan 20 noktayı paylaştı

2014’ün sonuna geldiğimiz şu günlerde markalar bir yılın değerlendirme listelerini paylaşmaya devam ediyor. Yılın en iyi uygulamalarını paylaşan Apple’dan sonra Facebook da 2014 değerlendirmesini paylaştı. 2014 yılının öne çıkan anlarını, mekanlarını ve kişilerini listeleyen Facebook yılın kısa bir özetini sunuyor.

Türkiye odağında sadece en çok ziyaret edilen mekanlar listesini paylaşan Facebook, ABD özelindeyse YearinReview sayfasında en çok konuşlan dizilerden, sanatçılara kadar farklı konularda daha detaylı bilgilendirme sunuyor.

Türkiye’de en fazla ziyaret edilen mekanlar

Sultanahmet Meydanı
Vialand
Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadyumu
Emirgân Korusu
Üsküdar Sahili Kız Kulesi
Şanlıurfa / Balıklı Göl
Darıca Hayvanat Bahçesi
Forum İstanbul Alışveriş ve Yaşam Merkezi
Eyüp Sultan Camii
Ankara Gençlik Parkı
2014 yılı boyunca Facebook’ta en çok paylaşılan olaylar:

Dünya Kupası
Ebola virüsünün yayılması
Brezilya’daki seçimler
Robin Williams’ın ölümü
Buzlu Kova Kampanyası
Gazze’deki Çatışmalar
Malezya Havayollarının kayıp uçağı
Super Bowl turnuvası
Michael Brown/Ferguson olayları
Sochi Kış Olimpiyatları

Bulunduğunuz ortamın en iyisi olmanızı sağlayacak 5 ipucuBir dahi olamayabilirsiniz ama iş ve günlük hayatınız için yara...
30/12/2014

Bulunduğunuz ortamın en iyisi olmanızı sağlayacak 5 ipucu

Bir dahi olamayabilirsiniz ama iş ve günlük hayatınız için yaratıcı düşünerek birçok probleminize yeni yaklaşımlarla çözüm bulmak elinizde…Yaratıcı düşünme yeteneğinizi serbest bırakarak ve onu geliştirerek, iş hayatınızdaki birçok problem için inovatif çözümler üretebilirsiniz.

Yaratıcı düşünme yeteneğinize güvenmiyorsanız problem değil, çünkü bu öğrenilebilir ve geliştirilebilir bir özellik. İşte bulunduğunuz ortamın en iyisi olmanızı sağlayacak 5 etkili ipucu…

1. Beyin fırtınası yapmak
Beyin fırtınası yapmak size çok bilindik ve eski bir teknik gibi gelebilir ancak bu kadar popüler olmasının sebebi; gerçekten etkili olması. Üretebildiğiniz kadar çok ve birbirinden farklı fikirler üreterek, çözüm üretmeye odaklanarak, zihninizi geliştirebilirsiniz.

2. Saçmalamaktan korkmamak
Aklınıza gelen bazı fikirlere karşı önyargıyla yaklaşmamanız gerekiyor. Size saçma gelen bir fikir çevrenizde birinin o fikre getireceği farklı bir yöntemle çok daha başarılı olabilir. Böylece yaratıcı düşünme yeteneğinizi tamamen serbest bırakarak, gerçekten dahice fikirler ya da çözümler bulabilirsiniz.

3. Not almak
Aklınıza gelen her türlü fikri not almaktan çekinmeyin. Böylece zaman zaman bulduğunuz fikirleri ya da çözümleri gözden geçirebilir ve onlar üzerinde çalışabilirsiniz.

4. Sabırlı olmak ve kendinize vakit vermek
Yaratıcı düşünme yeteneği bir günde gelişmez ve en iyi fikri ilk denemenizde bulamayabilirsiniz. Bu sebeple sabırlı olmanız ve kendinize zaman vermeniz önemli. Bir fikir bulduğunuzda, bu fikrin gelişmesi için sabırlı olmanızda ve her şeyi bir günde yapmaya çalışmamanızda fayda var. Bulduğunuz bir fikri bir süreliğine unutun, böylece o fikir ya da çözüm bilinçaltınızda yer eder, gelişir ve çok daha yaratıcı bir şekilde karşınıza çıkabilir.

5. Gözden geçirmek ve geliştirmek
Yukarıdaki 4 adımı uyguladıktan sonra sıra, bulduğunuz tüm fikir, yaklaşım ya da çözümleri gözden geçirmeye ve bazılarını elemeye geliyor. Bu eleme sürecinde en pratik ve en gerçekçi fikirlere ya da çözümlere öncelik verebilirsiniz. Daha sonra bu fikir ve çözümlere odaklanarak, onları geliştirebilir ve farklı konseptteki fikirleri yaratıcı bir şekilde bir araya getirebilirsiniz.

Blogunuza daha fazla ziyaretçiyi çekmeniz için dikkat etmeniz gereken 16 maddeDijital çağda artık hemen hemen herkesin b...
29/12/2014

Blogunuza daha fazla ziyaretçiyi çekmeniz için dikkat etmeniz gereken 16 madde

Dijital çağda artık hemen hemen herkesin big blogu var. Ancak bazıları bu konuda diğerlerinden daha iyi. İnternetin sonsuzluğunda, bir blog tam olarak 100 milyonda birdir. Sadece WordPress’te, ayda bloggerların 64.8 milyon yeni gönderisi yayınlanıyor.

Başka bir blog sitesi Tumblr’da, kurulduğu yıl olan 2007’den beri nerdeyse 100 milyar gönderi paylaşılmış. Milyonlarca işletme, özellikle sınırlı pazarlama bütçesi olanlar, müşterileriyle buluşmak için bir blog sayfasına güveniyor.

Peki daha fazla kişiye ulaşmak için neler yapılmalı? İşte size veya işletmenize ait blogun trafiğini artırmak için ipuçları.

Hedef kitlenizi bulun
İlk adım, trafiği düşük bir blogu doğru hedef kitleyi bularak trafiği düzeltmek. Buna karşın, eğer doğru kitlenin kimler olduğunu bilmiyorsanız, neden tıklamadıklarını da çözemezsiniz.

Eğer ayırdığınız fazladan bir bütçe varsa, profesyonel kitle araştırmasına yatırım yapmayı düşünün. Ama muhtemelen bu sorunu düzeltmede kendi başınıza olduğunuz için bu gönderiyi okuyorsunuz. Öyleyse işte size hedef kitlenizi bulmanız için bazı öneriler:

1. E-posta listeniz ve anket aracınızla (Survey Monkey gibi), var olan müşterilerinize ne aradıklarını, okuduklarını ve paylaştıklarını sorun.

2. Müşterilerinizle en yakın iletişim kuran takım arkadaşlarınızla (satış temsilcisi, müşteri destek çalışanları gibi) blog fikirleri üstüne fikir yürütün.

3. İşiniz için anahtar cümleler arayın ve lider bloglarda tarayın. O sayfaları ve o sayfaları takip edenleri sosyal medyada takip edin.

İlginç başlıklar bulun
İlgi sahibi olduğunuz ilginç bir konu bulun ve buna bağlı içeriklerle insanların cevaplamanızı istediği soruları cevaplayın.

Aradığınız bir başlık hakkında hangi soruların sorulduğunu gösteren Quora ile insanların çeşitli alanlarda neden bahsettiğini anlayabilirsiniz. Ayrıca bir başlık veya domain ismi arandığında en çok paylaşılan içeriği çıkaran BuzzSumo var. Diğerleri bir şeyler söylediğinde görmek için Google Alert kurun.

Başlığınızı bulduktan sonra, işiniz hakkında okuyup çevreleriyle iletişimde değinecek ve konuşmaya katacak kişiler bulmanız gerekiyor:

Online forumları ve popüler blogların başlıklarını takip edin.

Konuyla alakalı Twitter konuşmaları, Facebook grupları, LinkedIn grupları, Google+ toplulukları, Instagram etiketleri gibi var olan sosyal ağları kendinize yönlendirin.

Gerçek dünyaya adım atın. Gerçek hayatta insanlarla iletişim kurmayı ihmal etmek daha kolaydır. Ama uzmanlık alanı konferansları (Webrazzi etkinlikleri gibi) ve diğer gerçek toplantılar ufkunuzu genişletebilir.

SEO’yu Anlayın
Eğer SEO’yu anlarsanız, kullanıcıların daha çok kullandığı anahtar kelimeleri önplana çıkararak, arama motorları vasıtasıyla blogunuza trafik akışı sağlayabilirsiniz

Google’ı, herhangi bir günde trend olan aramaları bulmak veya anahtar kelimeler ne sıklıkla tarandığını öğrenmek için kullanabilirsiniz. Ayrıca daha trend olanları öğrenmek için Twitter, Facebook ve LinkedIn Pulse’da trend başlıkları kontrol edin.

Üst başlığınıza, URL ve içeriklerinize bu anahtar kelimeleri ekleyin. Arama motorlarının kullanıcılar için aradığı sadece en iyi içeriğe sahip olanlardır. Görsellerinize anahtar kelimelerle isim koymayı unutmayın çünkü Google’ın robotları görsel isimlerini de tarıyor.

Eğer uygun isimlendirilmiş backlink ile diğer blog sizin sayfanıza link verirse, bu SEO’nuza yardım eder. Diğer blogcuların size yönlendireceği trafik üzerinde fazla kontrol sahibi olamayabilirsiniz. Bu durumda yapılacak bazı şeyler var:

1. İyi oluşturulmuş bloglara başlık alanınızda yorum yapın. İyi haber bu yorumlar backlink sayılır ve içerdiği içerik tamamen elinizdedir. Gravatar hesabınız olduğundan emin olun ki yorumlarınız profesyonel bir fotoğrafınız ve sitenize bir link ile görünsün.

2. Ziyaretçi gönderilerini okuyun. Oluşturulmuş blogların sahipleriyle iletişim kurun ve sitesinde görünmesi için bir ziyaretçi gönderisi yollayın ve sitenize backlink verecek bir blog ayarlayın. Siz oraya içerik, orası da size backlink sağlamış olur.

3. Alakalı içerikleri ön plana çıkarın. Yeni blog gönderilerinizde eski olanlara link bulundurun. Bunu ilgili anahtar kelimelere link vererek sağlayabilirsiniz.

4. Bloglarınızı sosyal medyada paylaşın ve çevrenizi de aynısını yapmaya teşvik edin. Sosyal paylaşımlar da SEO’nuza destek olur.

5. Elbette, ilginç ve orijinal içerik üretmek. Bu da diğer insanların sizin gönderinize daha hızlı link vermesini sağlar.

Lafı uzatmayın
Blog gönderinizde buraya kadar olan maddeleri uyguladınız mı? Güzel. Devam edelim.

Bir blogda kullanıcının kaç kelime okuyacağı ile ilgili kesin bir bilgi yok. Ancak araştırmalar genelde çok az olduğunu gösteriyor. Uzun yazıların yüzde 20-30 kadarının okunduğunu biliyoruz. En çok okunanan pazarlama gurusu Seth Godin, ultra kısa blog girdileri konusunda isim yapmıştır.

Eğer içeriğiniz güzelse uzunlukta aşırıya kaçmayın -ne kısa ne de uzun olsun-. Çünkü size backlink ve sosyal paylaşımları sağlayacak olan şey uzunluk değil içeriktir.

Düzenli gönderi yapın

Uzunluk gibi, gönderi sıklığı konusunda da kesin kurallar yoktur.

Bazı bloglar günde birkaç kez yayın yapar bazıları ayda bir. Ama uzmanlar ve başarılı blogcular blog gönderi çizelgesinde birkaç şeyi vurguluyor:

1. İstikrarlı olun. İçerik ajandası oluşturun – ister haftada bir ister her hafta pazartesi, çarşamba, cuma günleri için – ve bunu blogunuza koyun, böylece okuyucularınız yeni materyali ne zaman beklemeleri gerektiğini bilsinler.

2. Frekansa uyun. Eğer düzensiz bir blogcuysanız, ayda 200 kelimelik ve bölümler halindeki gönderiler sizin için uygun bir strateji değil. Uzmanlar düzensiz blogcular için iyi araştırılmış, uzun yazıları öneriyor.

3. Güçlü içerik sağlayın. “Abi bu içerik efsane olmuş!” sözünü sık sık duymanız gerekiyor.

Okuyucularınıza nefes aldırın

Görsel olarak daha çekici olmak için, yazınıza ara verin. Hiç kimse bir linke tıklayıp kelime duvarıyla karşılaşmak istemez.

Website tasarımı önemli, ama blog tasarımı da öyle. Uzmanlara göre insanlar görsel ve yazı olarak daha uyumlu bilgilere daha iyi tepki veriyorlar. İnsanların yüzde 40’ı görsele daha iyi tepki veriyor.

Yani, insanların yazıdan çok görselle ilgilenmesi çok da şaşırtıcı değil. Facebook’un 1.3 milyon en popüler paylaşımı üstüne yapılan bir çalışmanın sonunca göre fotoğraflar, etkileşim için en ideal içerik tipi.

İçeriğinizi sosyal ağlarda blog gönderinizdeki fotoğrafla paylaşırsanız, o görsel, paylaşımların daha istekli yapılmasını sağlar. Örneğin Twitter kullanıcılarının tweet içeriği resim içerdiğinde yüzde 35 daha fazla paylaştıkları üzerine bir rapor var.

Flickr’ın herkese açık bölümünü, ThinkStock, iStock gibi fotoğraf sitelerini kullanmak iyi bir çözüm olabilir. Flickr’da ücretsiz fotoğrafları kullanırken telif haklarını kontrol etmeyi de ihmal etmeyin.

Daha iyi üst ve alt başlıklar yazın
Daha güçlü, SEO dostu bir üs tbaşlık oluşturmak pratik gerektiren bir çeşit sanattır. Ama önemli anahtar kelimeleri unutturmadan okuyucunuzu şaşırtacak başlıklar girmeyi deneyin.

Genelde üst başlık için çok az zaman harcadığınızı hesaba katın. Blog yazmak için harcadığınız zamanınızın yüzde 20’sini üst başlık yazmaya harcamayı deneyin.

Genel ipuçları:

1. Başlıkları kısa tutun. Çok fazla karakter arama motorlarının üst başlığınıza ilgisini kaybetmesine sebep olur.

2. Ne işe yararsa onu yapın. Kişi beğeni listeleri, sorular, “nasıl yapılır” açıklamaları… Örneğin ‘En iyi blog sayfası nasıl yazılır?’ ve onlara neyi yanlış yaptıklarını söylemek: Örneğin ‘Sosyal medyada hesap yönetirken yapılan 10 büyük hata’

Tıklama tuzağından uzak durun. Unutmayın, balık karnının doyacağını düşünerek zokayı yutar, yemek olacağını düşünerek değil. Blogculuğun büyük hatasına düşüp, okuyucularınızı içeriğinizi okuması için üst başlığın ne olduğu belli olmayan bir sayfaya yönlendirmeyin.Kıvanç Tatlıtuğ hapse girdi!’ haberine tıkladığınızda, aslında bir dizi sahnesi çekiminde olduğunu görmeniz gibi. Okuyucularınızı kaybedersiniz ve muhtemelen birkaç öfkeli yorum alabilirsiniz. ‘

Sosyal medya tanıtımı
Eğer yayın yaptıysanız, şimdi tanıtım, tanıtım ve yine tanıtım vakti.

1. Gün boyunca çeşitli zamanlarda bütün sosyal ağlarınızı yönetmek ve kolayca bir ajanda oluşturmak için mutlaka bir sosyal medya yönetim aracı kullanın. Fotoğraflı paylaşımların daha çok etkileşim aldığını unutmayın.

2. Kullanıcılarınızın kullandığı hashtagleri sosyal medya çevrelerinde daha fazla okuyucu cezbetmek için kullanın.

3. İlgi çekici kişilerin ve fenomenlerin Twitter listelerini inceleyin ve onlarla karşılıklı paylaşım için anlaşın.

2014 yılının en iyi 7 pazarlama kitabı2014 yılının son günlerine yaşarken, bu yıl  boyunca pazarlama sektöründe yaşanan ...
28/12/2014

2014 yılının en iyi 7 pazarlama kitabı

2014 yılının son günlerine yaşarken, bu yıl boyunca pazarlama sektöründe yaşanan gelişmeleri birçok farklı konuda analiz edebiliriz. Bu konulardan biri de elbette pazarlama sektörüne ilişkin yazılmış kitaplar.

Ünlü yazarlar ve sektörün önde gelen uzmanları tarafından kalem alınmış olan bu kitaplar pazarlama alanında yaşanan gelişmeleri ve gelecekteki beklentileri ortaya koyuyor. Özellikle hızla gelişen ve değişen dijital pazarlama alanında yol gösterici olan bu kitapların, profesyoneller ve konuyla ilgilenenler tarafından takip edilmesi, gelişmeleri yakalamak adına önem taşıyor.

İşte 2014 yılının en iyi pazarlama kitapları…

1. The Art of Social Media
İş dünyasının en yaratıcı ve özgün kişiliklerinden biri olan Guy Kawasaki’nin dünyaca ünlü pazarlama profesyoneli Peg Fitzpatrick ile birlikte kaleme aldığı “The Art of Social Media” (Sosyal medya sanatı) sosyal ağlar için içerik üretmekten, satışlarınızı artırmak için bu platformları nasıl kullanmanız gerektiğine kadar birçok konuda etkileyici önerilerle dolu.

2. The Power of Visual Storytelling
2014, görsel hikayeleştirme konusunun en çok konuşulduğu yıllardan biri oldu. Elbette bu gündem başarılı bir kitapla da desteklendi. Ekaterina Walter ve Jessica Gioglio tarafından yazılan “The Power of Visual Storytelling” görselleri dijital mecralarda nasıl kullanmanız gerektiği ve sosyal medya pazarlaması konularında pek çok faydalı bilgi içeriyor.

3. Spin Sucks
Dijital çağda iletişim ve itibar yönetimi konusunda uzman olan Gini Dietrich’nin kalem aldığı “Spin Sucks“, teknolojinin her konuda en önemli araç olduğu günümüzde PR şirketlerinin fark yaratmak için daha farklı ve heyecan verici projelere imza atması gerektiğini vurguluyor. Kitap ayrıca markanızı ve ürünlerinizi bir karaktere büründürürken ve onlara insani özellikler kazandırırken dikkat etmeniz gereken noktalara dair ipuçları da veriyor.

4. Growth Hacker Marketing
Ryan Holiday tarafından yazılan “Growth Hacker Marketing“, büyük markaların artık geleneksel pazarlama faaliyetleri için artık pek fazla yatırım yapmadıklarını bir kez daha ortaya koyuyor. Bunun yerine firmalar artık ürünlerini başka kişilere pazarlayacak müşteri bulma peşindeler. Bu konuda kullanıcılarının sayesinde patlamak yapan Twitter ve Dropbox gibi şirketlerin hikayelerine yer veren kitap okunmaya değer.

5. What Great Brands Do
7 büyük firmanın markalaşma sürecini anlatan “What Great Brands Do” küçük ve orta büyüklükteki işletmelere markalaşma yolunda ilham verecek hikayelerle dolu.

6. Decoding the New Consumer Mind
Teknolojiyle birlikte müşterilerin satın alma karar sürecinin de nasıl değiştiğini ortaya koyan “Decoding the New Consumer Mind” müşterilerinin zihinlerini okumak isteyen markala için önemli bir kaynak.

7. Global Content Marketing
Pam Didner tarafından kaleme alınan “Global Content Marketing” dijital pazarlamanın en önemli araçlarından biri olan içerik pazarlaması hakkında önemli bilgiler sunuyor. Pazarlama stratejilerinizin temelinde yer alacak en iyi içeriği oluşturmak için dikkat etmeniz gerekenleri, daha fazla potansiyel müşteriye ulaşmanın yollarını ve dünya çapında bir marka stratejisi oluşturmanın ipuçlarına içerik pazarlaması ekseninde değiniyor.

Bankalar için sosyal medyada başarı ipuçlarıMüşteri ilişkileri, kurumsal boyutu ve ölçeği ne olursa olsun, her bankanın ...
27/12/2014

Bankalar için sosyal medyada başarı ipuçları

Müşteri ilişkileri, kurumsal boyutu ve ölçeği ne olursa olsun, her bankanın başarısı için çok önemlidir. İletişim kanallarını açık tutmak ve müşteriye kullanacağı kanalı seçme fırsatı vermek, insanlar kişisel etkileşim istedikçe, bankalar için rekabet imkanı sunacaktır.

Bugünün banka müşterileri -en doğru tabirle- yüksek dijital beklenti içindeler. Capgemini ve Efma’nın 2014 Dünya Perakende Bankacılık Raporu’na göre, ‘Sosyal Medya Bankacılığı’, perakende bankacılık için müşterilerin sosyal medyaya katılımı ve uyumu arttıkça gitgide kalıcı bir kanal olacak ve bankalar bu kanalı kişiselleştirilmiş müşteri-banka ilişkileri için yenilikçi yollarla kendilerine yöneltmeye çalışacaklar.

Bazı bankalar bütün sosyal mecralara hitap etmede uygunluk ve güvenlik sorunları yüzünden yavaş kaldı. İyi haber şu: Eğitim, iş akışı ve iş ihtiyaçlarını karşılayacak bir sosyal iletişim platformu sağlayan gerçek bir sosyal medya kurumuna yatırım yapılarak düzenleyici standartlara bağlı kalmak güvenlik riski hafifletilebilir. Bunun için güvenilir yazılım firmalarının ürettiği SaaS çözümleri kullanılabilir.

Bankalar ve finans kuruluşlarının, bütün iş stratejilerinin bir parçası olarak, nasıl sosyal pazarlama, sosyal satış, ve sosyal müşteri servislerine dönüşebileceklerini öğrenelim:

Sosyal medyadaki varlıklarıyla başa çıkarak.

Kurumlar büyüdükçe, birleşip, yeni işler elde ettikçe, yöneticiler, her bir parçada sosyal medyanın tam anlamıyla farkına varmayabilir. Bankaların ve büyük kuruluşların kullandığı CRM sistemlerine entegre çalışan üçüncü parti sosyal medya yönetim araçları ile güvenlik önlemlerinin alınması ve sistemli çalışılması mümkün hale gelebilir. Böylece tek bir CRM’le güvenli iletişim kurabilir, birden fazla mecraya rahatça hitap edebilirler.

Marka için işe yarayacak bir sosyal strateji oluşturarak.

Sosyal strateji doğru kurulduğunda bütün departmanlara destek olacaktır: Pazarlama, Satış, Müşteri Hizmetleri, İK ve IT. ‘Hangi departmanın ne ihtiyacı var?‘ sorusundan yola çıkarak, süreçler doğru şekillendirilip, iş akışları doğru yerleştirilirse, doğru strateji kurulabilir.
Sosyal pazarlamanın, satış ve müşteri servislerinin doğru yere odaklanması için kuralların bir adım önünde olarak.

Bankacılık sektörü, ilgili devlet kurumlarının yaptırım, kural ve önerilerine bağlı kalmak zorundadır. Ama bu, sosyal medya yasak bölge demek değil. Standartlar ve yasal çerçeve belli. Hatalara yer vermeden, doğru yazılım altyapıları ve doğru kanallar kullanılarak yasal zeminde sosyal medya yönetimi daha verimli şekilde yapılabilir.

Müşteri ve hizmet gizliliği çok önemli bir nokta. Bankalar, kuralların bir adım önünde olmalı. Burada demek istediğimiz şey şu: Güvenlik sağlandıktan, doğru ve güvenli yazılımlarla hizmet kalitesi -en az- çağrı merkezleri seviyesinde tutulduğunda korkulacak bir şey yok. Aksine, doğru iletişim sağlandıktan sonra çağrı merkezleri maliyetlerinin çok çok altında çıktıları olan ‘sosyal çağrı merkezleri‘ne doğru giden bir trend var. İnsanlar artık bankalarla olan sorularını ve sorunlarını tweet atarak çözmek istiyor.

Bankalar için sosyal medya büyük bir iletişim, pazarlama ve satış kanalı. Bunun farkında olmayan bir banka olduğunu düşünmüyoruz. Hedef ve strateji doğru belirlendiğinde, yatırım getirisinin hızlı ve yüksek olması mümkün.

Türkiye’de en fazla takipçiye sahip 30 Twitter hesabıDün küresel ölçekte Facebook‘ta en fazla beğeniye sahip 30 sayfayı ...
26/12/2014

Türkiye’de en fazla takipçiye sahip 30 Twitter hesabı

Dün küresel ölçekte Facebook‘ta en fazla beğeniye sahip 30 sayfayı sizlerle paylaşmıştık. 2014’ün sonuna geldiğimiz bugünlerde, bir nevi yılında en fazla takip edilenlerini de açıklamaya Türkiye’deki Twitter kullanıcılarıyla devam ediyoruz.

Socialbakers‘in paylaştığı bilgilerden derlediğimiz, en fazla takipçiye sahip 30 yerli hesap sıralamasında ünlülerin ağırlığı listeye damgasını vuruyor. En fazla takipçiye sahip hesap 7 milyon 700 bine yaklaşan takipçisiyle Cem Yılmaz olurken, eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve yeni Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 5 milyonun üzerinde takipçilerle ilk 3’ü oluşturuyorlar.

Cem Yılmaz’dan sonra, yine bir komedyen olan Ata Demirer 4 milyon 700 binden fazla takipçiyle dördüncü olarak listede yer alıyor. Beşinci Galatasaray 4 milyon 500 binin üzerinde takipçiyle ezeli rakibi Fenerbahçe’nin 5 basamak önünde yer alıyor.

Yeni girişiminizi tanıtmak için kullanabileceğiniz PR yöntemleriYeni girişimler için en önemli konulardan biri de bu yen...
25/12/2014

Yeni girişiminizi tanıtmak için kullanabileceğiniz PR yöntemleri

Yeni girişimler için en önemli konulardan biri de bu yeni işi çeşitli medya platformlarında tanıtmak ve bu yeni markanın, ürünün veya girişimin daha çok kişi tarafından bilinmesini sağlamak. Bir anlamda PR (halkla ilişkiler) çalışması olarak adlandırabileceğimiz bu süreçte pek çok kaynaktan yararlanmak mümkün.

Geleneksel medya ve sosyal medyayı bir arada kullanmak yeni girişimler için faydalı bir yöntem olabilir. Özellikle çok okunan, takip edilen gazetecilerin ve yazarların çeşitli platformlarda girişiminizden bahsetmesi beklediğinizden çok daha etkili bir yöntem olabilir.

Bu anlamda medya planlama çalışmalarınızı gerçekleştirirken dikkat edilmesi gerekenlerden biri de çalışmaların ağırlıklı olarak yer alacağı medyanın koverajı. Koveraj (coverage) bir bölgede, belirli bir iletişim aracının ulaştığı kişilerin ya da bir reklamın ulaştığı olası alıcıların sayısı ya da toplam içindeki yüzdesi olarak tanımlanıyor. Yani reklam verilen gazetenin tirajının yüksek olması, girişiminizden bahseden gazetecinin okuyucu sayısının fazla olması gibi.

Peki tüm bu medya planlaması çalışmaları kapsamında yeni girişiminizi tanıtmak için başka neler yapılabilir?

Basını bilgilendirmek
Eğer girişiminizi bir basın toplantısı, açılış töreni ya da benzeri bir organizasyonla tanıtmak istiyorsanız basın mensupları için hazırlayacağınız bir basın kiti (kitapçığı) organizasyonu haber yapacak görevlilerin işinize yarayabilir. Kitapçıkta elde ettikleri bilgiler doğrultusunda girişiminizi çok daha etkin şekilde tanıtabilirler. Ayrıca bu kitapçıkta iletişim bilgilerinize yer vermeniz de daha sonra sizinle iletişim kurmak isteyen kişiler için faydalı olabilir.

Asansör cümlesi oluşturmak
Eğer bir organizasyonda ayaküstü kendinizi ya da işinizi tanıtmak istediğinizde ya da bir asansörde kısa bir sunum yapmanız gerektiğinde kullanabileceğiniz kısa ve bilgilendirici birkaç cümlenizin olması size farklı kapılar açabilir.

Bu cümle gazetecilere, bası mensuplarına ya da PR çalışmalarınıza destek olabileceğinizi düşündüğünüz kişilere girişiminizi tanıtmak için düşündüğünüzden daha faydalı olabilir. Bu noktada amacınızın satış yapmak olmadığını sadece 30 saniye içinde yanınızdaki kişinin dikkatini çekmek olduğunu unutmamanız gerekiyor.

Sizin hikayeniz ne?
Gazetecilerin işi hikaye anlatmaktır. Fazla hayalperest olmayacak şekilde işinizi nasıl kurduğunuzu, ne gibi zorluklarla karşılaştığınızı ve başarılarınızı özetleyebileceğiniz bir hikaye onları, girişiminizle ilgili yazmaya teşvik edebilir.

Anlık reaksiyonlar ve “Newsjacking”
Yeni bir girişimi hızlı şekilde tanıtmak için sosyal medyayı ve sektörel gelişmeleri hızlı şekilde takip edebilmek ve gelişmelere anlık reaksiyonlarla cevap verebilmek son derece önemli. David Meerman Scott tarafından ortaya atılan “newsjacking” kavramı da tam olarak bu durumu nitelendiriyor.

Daha çok Twitter temelli pazarlama aktivitelerine yönelik olan bu kavram anlık duruma verilecek gerçek zamanlı, planlı ve akıllı tepkileri tanımlıyor. WhatsApp’ın mavi tik uygulamasına markaların dikkat çeken paylaşımları ve Arby’s markasının Grammy ödülleri sırasındaki paylaşımlarının newsjacking örneği olduğunu söyleyebiliriz.

İşletmeler için Twitter Search kullanım tavsiyeleriTwitter’ın arama motoru dünyasında henüz ciddi bir yer edinememiş olm...
24/12/2014

İşletmeler için Twitter Search kullanım tavsiyeleri

Twitter’ın arama motoru dünyasında henüz ciddi bir yer edinememiş olması benim için oldukça düşündürücü. Özellikle güncel konularda Google aramayı kullanmaktan ziyade Twitter search kullanma alışkanlığım oldukça artmış durumda.

Yeni duyduğum ve merak ettiğim herhangi bir konuda çok hızlı bir şekilde Twitter araması yapıyorum ve karşıt görüşleri bir arada buluyorum ve ona göre sonuçlar çıkarabiliyorum. Tabi ki bu çıkarımlar basit konulara ilişkin şeylerden öteye gitmiyor şu anda geniş araştırmalar için Google bulunmaz bir nimet ve daha öteyesine nasıl geçileceği benim için ciddi bir merak konusu.

Twitter, uzunca bir süre sadece son 2 haftaya yönelik sonuçları göstererek arama yapılmasına izin veriyordu. Advenced search kullandığınız durumda da çok daha fazla geriye gidemiyordunuz. Bir bakıma bu işinize yarıyor olabilir ama özellikle işletmeler için geçmiş de oldukça önemlidir.

Geçtiğimiz Kasım ayının sonlarına doğru Twitter 2006 yılından beri atılan tüm Tweet’lere aramalar sonucunda erişimemize olanak sağladı ve bu da işletmeler için, özellikle küçük işletmeler için güzel bir fırsat yarattı. Büyük işletmeler zaten genel bir Monitoring tool’u kullanarak ve belli başlı Tweet depolama şirketlerinden satın almalar yaparak bu sorunu çözüyordu fakat küçük işletmeler için ciddi bir maliyet olan bu işlem artık biraz daha etkili bir şekilde yapılabilir durumda.

Başarılı blog yazıları yazabilmek için kullanmanız gereken 12 araçÜretmek gerçekten zor bir iştir. Hele ki sıfırdan bir ...
23/12/2014

Başarılı blog yazıları yazabilmek için kullanmanız gereken 12 araç

Üretmek gerçekten zor bir iştir. Hele ki sıfırdan bir şeyler üretmek gerçekten çok büyük bir emek ve dolayısıyla zaman isteyen bir şeydir. Haber yazmak veya makale yazmak hiç farketmez hepsinin kendine göre zorlukları ve sıkıntıları vardır.

Bu zorlukları aşabilmek için tabi ki internetin nimetlerinden faydalanmak en doğru yol olacaktır. Bir makale yazarken adım adım neler yapabileceğimize bakalım:

Henüz ne yazacağınızı bilmiyorsanız önce konu bulalım.

Twitter Trending Topic: Anlık olarak bulunduğunuz ülkenin Twitter gündemini tespit edebilir ve o konuyla ilgili paylaşımlara hızlıca ulaşabilirsiniz. Henüz bir konu bulamadıysanız gündeme ilişkin yazmak iyi bir yol olabilir.

Linkedin Pulse: Twitter, biraz daha halkın nabzı diye düşünecek olursak Linkedin size konu bulmada daha profesyonel bir destek sağlayabilir. Benzer popüler konu başlıklarına buradan ulaşabilirsiniz.

Google Keyword Planer: Adwords reklamları için kullanılan bir araç olan “anahtar kelime aracı” sunduğu bilgiler sayesinde sizi harika bir “içerik üreticisi” haline dönüştürebilir. Halihazırda arama motoru pazarlaması işiyle uğraşanlar (SEO) bu aracı kullanarak arama motorlarına uygun yazılar yazmaktalar. Sizde bu araç sayesinde popüler yani çok aranan konuları tespit edebilir kendinize konular üretebilirsiniz. Bu şekilde yazdığınız yazılar doğal olarak SEO açısından da size faydalı olacağı için daha fazla trafik almanızı da sağlayabilir.

Yazı başlıkları içinde kaybolmayın, organize olun!

Bir çok konu buldunuz fakat bunlar hakkında kayda değer bir şeyler yazmak ve yayınlamak hala oldukça ciddi emek gerektiren bir şey. Bu nedenle bulduğunuz konu başlıklarını organize edin.

Trello: En sevdiğim proje yönetim araçlarından olan Trello basit ve sade arayüzü sayesinde en basit işinizden ciddi bir projeye kadar bir çok konuda sizi organize edebiliyor. Kullanın, konular içerisinde kaybolmayın.

Evernote: En başarılı not alma uygulamalarından biri olan Evernote hem konu başlıklarınızı organize etmekte hem de konuyla ilgili bulduğunuz tüm verileri derlemekte kullanabileceğiniz güzel bir araç. Fotoğraflar, linkler, pdf’ler ve aklınıza gelen her şeyi kategoriler halinde derleyebilirsiniz.

Bu başlığı uzatmak istemiyorum. Unutmadan, kullandığınız takvim uygulamasında blog yazılarınız için alarmlar kurmanız da faydalı olacaktır.

Araştırın, yazmaya başlamadan önce mutlaka araştırın!

Daha önce hiç sözü edilmemiş bir konu bulduysanız tebrikler. Bulduğunuz konu ile ilgili mutlaka araştırma yapın. Yapacağınız araştırmalar size farklı insanların fikirlerini ve yorumlarını dolayısıyla farklı bakış açıları kazandırmış olacaktır. Bu sayede makaleniz bir adım daha zenginleşmiş olacaktır.

Google Search: Komik gelebilir ama yazacağınız konuyla ilgili anahtar kelimeleri Google’de aramadan bir şeyler yazmaya başlamayın. Bu arama size en basit haliyle daha önce yazılmış ilgili yazıları getirecektir. Bu yazıları okumak da size farklı bir birikim sağayacaktır.

Quora: Kullanıcıların içerik ürettiği platformlar her zaman değerlidir. Quora gibi popüler soru-cevap platformlarında anahtar kelimelerinizi aratın ve daha önce gerçek kişiler tarafından sorulmuş, yine gerçek kişiler tarafından cevaplanmış konuları bulup okuyun, notlar alın.

Google Trends: Yazmakta olduğunuz konu ile ilgili mutlaka bir trends araştırması yapın. Bu sayede konunun geçmiş zaman içerisindeki durumunu görmüş olur ve farklı verilere ulaşabilirsiniz. (Bu konuyla ilglili kişilerin ilgilendiği farklı konu başıkları, konum bazlı dağılımlar gibi…)

Yazı yazmanın en kolay yolu nedir?

Son zamanların popüler blog sistemlerinden olan Medium, kullanım kolaylığı ve metin editörünün kullanılabilir olmasıyla ün saldı. Yazı yazarken temiz bir alanda ilerlemek her zaman faydalıdır. WordPress’in editörü de her ne kadar iyi olsa da ihtiyaçlar bazen daha farklı olabiliyor.

Word, Pages, Google Docs: Kelime sayacı, gramer uyarıları ve offline çalışabilme özellikleri sayesinde ilk olarak kullanabileceğiniz araçlar üç büyük şirketin metin editörleri. (Ben pages kullanıyorum)

Hemingway: Ücretsiz bir tool olan Hemingway, yazınızın okunabilirliğini, komplex bir yapıda olup olmadığını inceleyen güzel bir araç. Buna benzer araçlar hem okunabilirliğinizi artıracak hem de arama motorlarının sizi daha fazla sevmesine neden olacaktır.

Desk (Mac için): Bu uygulama aracılığıyla temiz bir arayüzde yazılarınızı yazabilir, yazdıktan sonra WordPress, Blogger, Facebook, Tumblr gibi popüler platformlara otomatik olarak paylaşabilirsiniz.

Bonus: Egg Timer uygulaması güzel bir geri sayım aracıdır. Araştırmaya, yazıyı yazmaya vs. ayırmayı planladığınız zamanları önceden belirleyin, zamanı geldiğinde sizi uyarsın.

Görseller Yazıların Olmazsa Olmazıdır!

Yazdığınız herhangi bir yazıyı ilgili, anlamlı ve güzel görsellerle süslemek hem okunabilirliği artıracak hem de okuyucularınızın sıkılmadan okumasını sağlayacaktır. Bu nedenle mutlaka görsel kullanın. İmkanınız varsa kendiniz görsel üretin (fotoğraf çekin, tasarım yapın) yoksa stok fotoğraf sitelerini kullanmaktan çekinmeyin. Stok fotoğraflar ve Meme Generator gibi siteleri bir araya getirerek güzel, özgün görseller üretebilirsiniz.

Facebook’ta en fazla teşekkür eden 7. ülke olduk!Hatırlayacağınız üzere Facebook’un “Teşekkür Et” özelliğini tanıttığını...
22/12/2014

Facebook’ta en fazla teşekkür eden 7. ülke olduk!

Hatırlayacağınız üzere Facebook’un “Teşekkür Et” özelliğini tanıttığını Kasım ayında sizlerle paylaşmıştık. Kullanıcıların geçmiş anılar derlemesiyle arkadaşlarına kişiselleştirilmiş video ile teşekkür etmesine olanak tanıyan projesiyle ilgili Facebook rakamları paylaştı.

Dünya genelinde 200 milyonun üzerinde Teşekkür et videosu oluşturulduğunu belirten Facebook, en üst kullanıma sahip olduğu zamanlarda saatte 3,3 milyon video paylaşımı yapıldığı açıkladı.

3 milyon kişinin aynı anda video oluşturmasıyla teknolojik alt yapısını vurgulayan Facebook’un video odağını ön plana çıkardığını daha önce değinmiştik. Burada dikkati çeken noktaysa ne kadar video izlendiğini paylaşmamış olması, görünen o ki sadece videosu yapılan arkadaşlar arasında kalan bir kampanya olmuş.

Dünyada Facebook’u en fazla kullanan ilk 10 ülke arasında bulunan Türkiye “Teşekkür et” videolarını paylaşımında da listede yerini koruduğunu belirterek, en çok paylaşan ilk 10 ülkeye göz atalım:

Brezilya
Amerika
Meksika
Filipinler
Tayland
İtalya
Türkiye
Arjantin
Hindistan
İngiltere

Address

Istanbul

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Mia Ajans posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Category