Eşîra Milan / Milan Aşireti

Eşîra Milan / Milan Aşireti Kürt dilini, tarihini, müziğini ve sanatını milletimizin hafızasında canlı tutmak önceliğimizdir.
(1)

10/05/2026

Anneler Günün Kutlu olsun Sadiye Ana


'ınannesi

09/05/2026

Bediuzzaman Said-i Kürdi Üstad Bediüzzaman Said-i Kurdi
Netewakurd Dîroka Kurdî Kurdish History
-iKurdî

Bu sayfa, Başbakanlık Osmanlı Arşivi’ndeki (BOA) “14 numaralı Atik Şikâyet Defteri”nden (Hicrî 1101-1102 / Miladî 1690-1...
07/05/2026

Bu sayfa, Başbakanlık Osmanlı Arşivi’ndeki (BOA) “14 numaralı Atik Şikâyet Defteri”nden (Hicrî 1101-1102 / Miladî 1690-1691) alınmıştır.
Tam Kaynak Bilgileri:
• Defter No: 14 numaralı Atik Şikâyet Defteri
• Arşiv Kodu: BOA, A.DVNS. (Atik Şikâyet Defterleri serisi)
• Tarih: H. 1101-1102 (M. 1690-1691)
• Hüküm No: 325
• Sayfa: 274 (görseldeki numara)
• Tarih kaydı: Fî evâsıt-ı Zâ Sene [1]101 (Zilkade ayının ortaları, 1690)

Diyarbakır Valisi Kemânkeş Vezir Ahmed Paşa’nın mektubu üzerine, bölgedeki Milli, Karakeçili, Gergeri, Şahablı, Kiki, Kili, vb. Kürt aşiretlerinin (Ekrad Ulusu) kışlak-yaylak göçleri sırasında köylülerin ekinlerini, harmânlarını tahrip ettikleri, hayvanlarını yedirdikleri ve halka zulmettikleri şikâyeti üzerine; sayılan Kürt aşiretlerin köylere zarar vermeden geçişlerinin sağlanması ve zulümlerinin önlenmesi için kadılara ve mütesellime emir verilmiştir.

Havza'dan Genelkurmay'a şifre: Diyarbakır'daki Kürt Kulübü ile hükümetin diğer kulüpleri arasındaki düşmanlığın arttığın...
05/05/2026

Havza'dan Genelkurmay'a şifre:
Diyarbakır'daki Kürt Kulübü ile hükümetin diğer kulüpleri arasındaki düşmanlığın arttığını tahkikle öğrendim. Kürtlere ve Kürdistan üzerinde etkili olan ileri gelenlere telgraflar yazarak devletin durumunu ve alınması gereken tutumu anlattım. Son bilgilerime göre Kürdistan mıntıkasıyla da ilgilenmek gerekiyor. Bağımsız Kürdistan için İngilizlerce desteklenen bölgeler hangileri, ileride daha fazla teşvik edilenler hangileridir? Dairenizdeki bilgilerin yayınlanmasına izin verin.

29 Mayıs 1919
Mustafa Kemal (9. Ordu Müfettişi)

04/05/2026

Dersimli Kürt Aleviler (Zaza/Kırmanc) ve torunları, 1937-1938’deki askeri operasyonları ve yaşanan yıkımı “Tertele” (veya “Terteleyê Peyên” – son/ikinci büyük yıkım) olarak adlandırır. Bu kelime, “dünyanın altüst olması”, kitlesel yıkım veya yok oluş hali anlamında kullanılır. Hayatta kalanların sözlü tarihlerinde ve torunlarının anlatılarında bu gün, toplu katliamlar, bombardımanlar, köylerin yakılması, sürgünler ve ailelerin parçalanmasıyla “dünyanın bittiği” an olarak hatırlanır.



02/05/2026

Amedspor Süper Lige yükselmesini Viranşehir’den kutlamalar 👏👏

28/04/2026

İran'da idam cezası 3.kez onanan Kürt tutsak, kamuoyuna mektup yazdı

📌İdam cezasını duymak çoğu insan için çok zor bir durumdur. Hiçbir insan bunu kaldıramaz.

📌Tüm halkımdan, dünyadaki tüm onurlu Kürtlerden ricam, sesimi duyurmalarıdır.

📌Benim ilk ‘suçum’ Kürt olmamdır.

25/04/2026

Welat çi qas xweş û rind e, keçikê lê lê
Mirov tê de serbilind e, delalê lê lê
Yê me ne rez û ne pez e, keçikê lê lê
Cih û warê me qet tune, delalê lê lê
Ez dizanim welat xweş e, lawiko lo lo
Bê welat jiyan nameşe, delalo lo lo
Ger em welat rizgar bikin, lawiko lo lo
Kes namîne bi bextê reş e, delalo lo lo
Destê min li dawa te ye, keçikê lê lê
Xew û xwarin li min tune, delalê lê lê

“Zulmeden bir dindardan daha kötüsü, ‘zalim bizdendir’ diye susan dindardır.”- Ali Şeriati -
24/04/2026

“Zulmeden bir dindardan daha kötüsü, ‘zalim bizdendir’ diye susan dindardır.”
- Ali Şeriati -

DİNDARLAR VE KÜRTLER

Bilebildiğim kadarıyla, dindarlar “bu dünyayı” bir “imtihan yeri” olarak görürler.

Sonsuzluğun yaşanacağı “ahiretteki” asıl hayatın nasıl olacağı, bu dünyada verilen “imtihanda”belli olur.

Bu “imtihanın” kuralları belirlenmiş, bir “görünür” olan ve uyulması nispeten daha kolay bulunan“ibadet” var, bir de “görünürlüğü” daha az olan ve uyulması anladığım kadarıyla çok daha zor olan“ahlak, dürüstlük, hakşinaslık, kul hakkı yememe, her yaratılanı yaratandan ötürü kendine bir emanet olarak görme” var.

Camiler dolup taşıyor, Ramazan’da lokantalar kapanıyor, Hac’ca kafilelerle gidiliyor, içki içilmiyor, ibadette dindarlarımızın bir aksaklığı yok.

Peki ya “ahlak, dürüstlük, hakşinaslık, kul hakkı yememe, her yaratılanı yaratandan ötürü kendine bir emanet gibi görme” nasıl gidiyor?

Dindarlar, Allah’ın bütün kullarını “kendilerine bir emanet” gibi görüyor mu, onların haklarını savunuyor mu, haksızlığa karşı baş kaldırıyor mu, Allah’ın bütün kullarını “eşit” yarattığına iman ediyor mu?

Bütün kulların haklarını koruyor mu?

Yoksa “bazı” kulları diğerlerinden ayırıyor mu?

Burada, “dindarların” açık ve kesin bir cevap vermesi gereken temel bir soru duruyor, “milliyetçi”bir insan “dinin” bütün emirlerine, ahlakına, dürüstlüğüne, eşitlik anlayışına uygun davranabilir mi?

Geçenlerde, Altan Tan, Kürt meselesinin çözümünde din âlimlerinden bir “fetva” istiyordu.

Benim cehaletimi bağışlasın dindarlar ama o “fetva” Hazreti Muhammed’in “veda hutbesinde”verilmedi mi?

Peygamber, “kavmiyetçiliğe” karşı çıkmadı mı?

Daha ne fetvası?

O korkunç “Türk-İslam sentezi” kavmiyetçiliği dinin kalbine yerleştirip, İslam’ın eşitlikçiliğini, hakperestliğini, dürüstlüğünü tarumar etti.

“Türk” lafının önde geldiği bir “İslam anlayışı” olabilir mi?

Bu Müslümanların ne kadarı Türk, ne kadarı İslam?

İslami inanç, kendi varlığını “bir kavmin adıyla” birleştirir mi?

“Türk-İslam sentezine” inanmış bir “Türk” Müslüman, kendi kavminden olanları, diğer kavimlerden ayırmaz mı, diğer kavimlerden üstün görmez mi, diğer kavimlerin insanlarına üstten bakmaz mı?

Peki, bu dine uyar mı?

“Türk-İslam sentezine” inanan, bunu dine uygun gören Türk Müslümanlar, “Kürt-İslam sentezini” de kabul ediyor mu?

Türk-İslam sentezini kabul ettiklerine, İslam’a bir kavim adı eklemeyi uygun bulduklarına göre Kürt-İslam sentezine de bir itirazları olamaz.

Aynı Allah’a, aynı kitaba, aynı peygambere inanan insanların, “kavimlerinden” dolayı ayrılması dinen caiz mi peki?

Türk’le Kürt’ün Müslümanlığı nasıl farklılaşıyor?

Ahirette insanlar kavimlerine göre mi ayrılıyorlar?

Kürtler bir yanda Türkler bir yanda mı duracak?

Ahirette böyle bir ayrı gayrı var mı?

“Ahirette öyle ayrı gayrı yoktur, herkes Allah’ı kuludur” diyorsanız, ahiretin kapısı sayılan bu dünyada neden böyle bir ayrılık gayrılık, milliyetçilik var?

Bunun dinen cevabı nedir?

Bakın orada hakları gasp edilen koca bir Kürt halkı var, çok acılardan, işkencelerden geçmişler, bugün çocuklarına kendi anadillerinde eğitim veremiyorlar, yaşadıkları, vatandaşı oldukları ülkenin adı başka bir “kavmin” adını taşıyor, burada her şey Türk, sanki Kürtler burada yoklar.

“Türk-İslam sentezi” bunu doğal kabul ediyor.

“Türk” bunu doğal kabul edebilir.

O sentezin “ikinci” kavramı olan “İslam” da doğal kabul ediyor mu?

İslam, “daha kalabalık olan kavimlerin sahip oldukları haklara, sayıca daha az olan kavimler sahip olamaz” mı diyor?

İslam, böyle bir din mi?

Yoksa İslam “eşitlikten” yana bir din mi?

Eşitlikten yanaysa nasıl “Türk-İslam sentezi” diye bir anlayış olabilir, “eşitlikten” yana değilse bu nasıl din?

“Kulların” eşitliğini reddeden bir din olabilir mi?

Neden Türk Müslümanları Kürt “kardeşlerinin” haklarını savunmuyor, onların eşitliği için mücadele etmiyor, onların uğradığı haksızlıklara karşı çıkmıyor?

Son zamanlarda Uludere katliamını tartışıyoruz ama “Türk” Müslümanlar çok suskun.

Bütün İslam âlemini kapsayan “Müslüman vicdanı” diye ortak bir değer yok mudur, her coğrafi bölgeye göre, her ait olduğun kavme göre bu “vicdan” değişik ses mi verir?

İslam’ın ortak değerleri arasına “vicdan” girmez mi?

Haksız yere öldürülmüş insanların hakkına sahip çıkmak İslam’ın “kuralları” arasında yer almıyor mu?

Bir Müslüman, iktidarda kendi “yakınları” olduğu zaman “haksız” ölümler karşısında sessiz kalmayı dinen daha mı uygun bulur?

Peki, ben bu ülkenin bütün Müslümanlarına sorayım onlar ister cevap versin, ister görmezden gelsin.

Hazreti Muhammed yaşasaydı, Uludere katliamı karşındaki tavrı ne olurdu?

“Hazreti Muhammed susardı” derseniz, ben de bir daha asla din ve dindarlar hakkında tek kelime yazmayacağıma söz verir, sizi rahat bırakırım, peygamberi Uludere katliamı karşısında susacak bir din zaten benim ilgimi çekmez.

Ama “peygamber susmazdı” derseniz, “ey Muhammed’in ümmeti siz niye susuyorsunuz”derim.

AHMET ALTAN | 23.05.2012

(Taraf, Arşiv)

Viranşehir'de yaşayan Êzidî Kürtler,  "Çarşema Sor" Bayramı'nı kutladı.Ezidî Kürtlerin yeni yıl bayramı “Çarşema Sor” Ur...
15/04/2026

Viranşehir'de yaşayan Êzidî Kürtler, "Çarşema Sor" Bayramı'nı kutladı.

Ezidî Kürtlerin yeni yıl bayramı “Çarşema Sor” Urfa'nın Viranşehir ilçesi Kermê köyünde kutlandı.
Ezidiler yeni yılı olarak bilinen Çarşema Sor Bayramı, her yıl Nisan ayının 13'ünden sonraki ilk çarşamba gününde kutluyor.



22/01/2026

Irak ile İran arasında Cezayir Anlaşması imzalanmıştır. (1975) Anlaşma ile İran’ın, Güney Kürdistan’a verdiği askeri, siyasi, mali ve lojistik destek son bulmasıyla Bağdat Güçleri kısa sürede Kürt yerleşimlerini işgal etmiş, binlerce Kürt yerinden edilmiş, bir çok yerde katliamlar gerçekleşmiştir. Kürt Özgürlük Mücadelesi büyük darbe almıştır. Dünya, Kürtleri Irak’ın insafına terkedip yalnız bırakmıştır. Tam bu zorlu dönemde Kak Mesud Barzani tarih sahnesinde: “Kahraman Peşmergelere muazzam bir moral konuşması yapıyor..”

Address

Viranşehir
Siverek

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Eşîra Milan / Milan Aşireti posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share